Yalçın bir yamacın ortasıydı kaderin.
Boş yaşamayıp bari hakka bir yol açsaydın.
İnsandı suretin, hikmetti adın,
Cahille iş tutmayıp örnek olsaydın.
Yanlış bir başlangıç, yaman bir bitiş.
Söylenecek çok söz var.
Lakin divan-ı mahşere kalsın.
Ey ölüm! Ne mübareksin.
İyi ki varsın.
Kudretin var, takatin var gülmeye.
Hazır aşın var yeyip gezmeye.
Hak tez zamanda ölüm yazmaya.
Zevale götürecek ölüm var ölüm.
İmkân var, dünya malı toplarsın.
Filmi hep beraber seyredip güldük.
Perdede gece gündüz şirinler gördük.
Ha oldu ha olacak zaman öldürdük.
Yaşamdı mücadele ne tez öldurülduk.
Ne masum başladı nereye geldi.
Ne tuhaf…
Ben dahi bilmezdim dünya denen meskeni.
Bir garip toplulukta geldim öğrendim.
Oturup seyre daldım matem yurdunu,
Acı nedir, kahır ne çektim öğrendim.
Bir gece-i kadr daha geride kaldı.
Arkası bayram olsa kaç yazar.
Her ulvi zamanın ardında
Sönük kalan anlar var.
Ne mutlu; rahmet havzında yüzene.
Gel.
Minicik ellerini uzat Çocuk.
Belki güneşi görür, ayda yürürüz.
Tüm günahlara rağmen,
Kim bilir peygamberi görürüz.
Belkide ibrahim'ine yanan yüreğini söndürürüz.
Senin gibi olamamamı hoşgör.
Kaçan uykularımı,
Kanayan yaramı,
Nedensiz gülmemi,
Derin hıçkırıklarımı hoşgör.
Senin gibi gündelik bakmadığım,
Mevt diyorum, marka diyorsun.
Kuzum! Benimle eğleniyor musun?
Kendini lâyemut zannediyorsun.
Makamın erkine güveniyorsun.
Bilgi alıyormuşsun; çaycıdan, çorbacıdan, bekçiden.
Yaşıyorum dediğime kanma,
Gün be gün bir ömür kaybediyorum.
Dünyaya açılan ufacık penceremden,
Sararmış kavaklıklar seyrediyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!