Sır ömre,
Ömür zamana katılıp gitti.
Aşk kine,
Kin ihtirasa kim bilir neler etti.
Bir gün hasret, bir gün nefret gün gelip geçti.
Ruh nazdan usandı, yalnızlığı seçti.
Ne diyeyim ki sana;
Şarabın keyfi, neşe membağı gibisin.
Hem hayal, hem hakikatsin.
Gel otur söylenelim.
Gönlümüzle seslenelim.
Dünyadan murat aldık.
Yeşeren umutları başka renge boyadık.
Hep düz yürüyelim yolumuz dümdüz olsun.
Hangi dilde anlatsam hislerimi.
Sana olan sevgimi hangi aşkla anlatsam.
Sensizlikte ürperen yüreğimi hangi ateşte ısıtsam,
Hangi suda yıkasam yokluğunda kirlenen yüreğimi.
Yalnız sana vakfetsem ruhumu, benliğimi.
Semaya yükselen bir içli nağme var;
Çan,
Şofar,
Ezan hiç değil.
Arşa ulaşıyor mazlumun ahı.
Dua, niyaz, yakarış değil.
Senli yıllarım başladığında…
Geçmişin ağırlığı vardı omuzlarımda.
Hazır değildim gülmeye.
Oysa, bir bayram yeri gibi cıvıl cıvıldın gözlerimin önünde.
Gözlerine bakışımı perdeliyordu anılar.
Merhaba senem.
Sır dolu kız.
Nam-ı diğer zamane kızı.
Öyle masum duruşuna bakma,
Gizemli halleriyle gönül hırsızı.
Nasıl anlatayım ki seni;
Şarabın keyfi,
Huzurun membağı gibisin.
Hem hayal, Hem hakikatsin.
Biliyorum, yoldasın biliyorum.
Sana türküler gönderiyorum.
Dualar,
Sözler,
Melodiler...
can!
Her şey yaşandı.
Her şey yazıldı sanıyordum seni tanımadan önce.
Ölümdü tek tatmadığım bence.
Bende ki dert midir ki dedim seni sevince.
Ya yolum ol gidelim sonsuza.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!