Yanan her ateşi bahar sayarım.
Ağır gelmezsin bana sen.
Yokluğun od olup yakar güneşimi,
Seninle kara kışı bahar yaşarım.
Yaşıyorum can yaşıyorum...
Sirkeci, Sultanahmet, adaları dolaşıyorum.
Aynada değişen suretime şaşıyorum.
Yaşamak denirse bende yaşıyorum.
Ne beşeri kanunlar tanıyor ruhum,
Kana susamıştı…
Kanla yoğrulan yurdumun kansızları.
Havadan,
Karadan ölüm yağıyordu.
Manzara! savaş kadardı.
Her şeyi renkler kuşatmış dünyamda.
Bir ben sadece yeşil ile doluyum.
Ele, kahverengi, mavi etrafımı sarsada.
Ben her mevsim yeşil ile mutluyum.
Yamaçta yağmur gibidir yeşil gözlerin.
Bakarsam sel olur can elden gider.
Aşk’ına, hayaller kursam ne fayda.
Beni hasrete iter yeşil gözlerin.
Hercai aşığım, yol senden geçti,
Eskiyor her şey.
Zaman baki, saatler değil.
Biter insanın sürgünü dünyada.
Ten kalır.
Ruh ilanihaye dünyalık değil.
Su gibiydi zaman.
Şöyle böyle akıp gitti.
Bir uçurumun kenarına,
Düşleri bırakıp gitti.
Sen gökte güneşsin,
Ben enginde deniz.
Hak her şey ile buluşur,
Bir biz görüşemeyiz.
Ya kopar kıyamet su güneşi bulur,
Kamburunu gizleyemezsin.
Ayıpların ayan beyan göründü.
Dil sükût etti, sözler tükendi
Yalanların ete kemiğe büründü.
Oynadığın oyunun perdesi düştü.
Bu karanlık, benim değil aslında.
Hayatın akışındadır kaos, karmaşa.
Yürek teslim olmuş, umut ise hayal.
Benlik, kendi ile girmiş savaşa.
Bir ileri, iki geri bildiğim tüm düzenler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!