Sevda nedir, bir anlat, el ele tutuşmak mı,
Dalında açan gülü, koparıp koklamak mı,
Her dem ruhuma esip, donduran soğuk rüzgâr-
Son nefeste insafı ele almayacak mı.
Sis çekildi, tur göründü, yol firak;
Son istasyon, son tramvay, son durak!
Kılavuzsuz, izi ize katarak;
Bir meçhûle adım adım gideriz.
Ne irâde ne ifâde ne ilim,
Cemâli yâre esirim, ne hâl kaldı, ne hayat,
Hürriyet tatbik eyleme işkence-i aşk yaşat,
Desinler ki aşkhânede tamamladı ömrünü,
Bu müşkül hâlime acı mevtâya tebessüm at.
Ümidi ülfet eyledim yar ile hasbihalde,
Son randevu melekle, hangi disko ve plajda
Can pakette hazır da, günahlar patinajda
Verilen en son nefes yaşamın hülâsası
Defin için gerekli, doğduğu kasabası
Gurbette ölen için alınan en son bilet
Oturmamak kaydıyla cenaze arabası
Gereksiz girip çıkma saygınlık elden gider,
Çok sevdiğini deme nankörlük öd patlatır,
Haddini aşma sakın olursun ki derbeder,
Dengeyi tut ve koru, düzen düşman çatlatır.
Akla tapma, kalbi tut, kalp kalbi yakın eder;
Toprakta kök kurudu ağaçlar kuru sırık,
Kanaryalar ötmüyor' serçeler de hıçkırık,
Nerdesin ey kadim su artık göster kendini,
Mahlukat birbirinden almaktadır ısırık.
Bir damlacık su için bunca gözyaşı döker,
Söz söyledim kanımca akıllar ölçüsünde,
Acep kim için olur hakikate payanda,
Adalet miyâr ise Sultan'ın döngüsünde,
Gerçekler dizi dizi raflara dek ayanda.
Zirveden eteğine boyanmışsın zümrüde,
Bağrını açmışsın sen bunca Zerrin şehide!
Dört yanın rüzgar alır bağrındaki üşümez,
Üstü çimen tutsa da şehitler vazgeçilmez!
Uzaklarda, dağlarda, bulutlar arasında;
Denizde, görünmezde, bir güç var duymadın mı?
Renkleri müze gibi kelebek kanadında-
Sergileyen bilince daha ulaşmadın mı?
Suyu kirazda tatlı, limonda ekşi koyan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!