Bir parça uykuda serap, bir parça düş ve hayal;
Acizliğim uzar gider içimde her gece.
Gözlerimden süzülen yaşlar ruhumda gezinirken;
Aynadaki yabancı, yıldızlar kadar yalnız öylece...
An gelir, kelimeler gönlümü vurup dilimde kırılır,
Bulutlar gök maviliğinde asılı;
Ha yağdı ha yağacak gözlerim.
İncecik bir çisenti, upuzun bir keder,
Sebebini bile bilmediğim, içimde gizemim.
Yaraladın iliklerime dek;
Sessizce uyuşturuyor zaman,
Unutturduğu hiçbir şey yok.
Yaralar, testerenin dişlileri…
Giden saatlerin dilde hükmü yok.
Her şeyimi bıraktığım zaman,
Karanlık, senin olmadığın her yer;
Düğüm düğüm, keder, çaresizlik.
Gülüşünle bahar gelir, çiçekler açar;
Her zerrem, sensiz delik deşik.
Yeminle solumda ve soluğumdasın,
Loş sokakta yazgıma düşenler,
Kalbime ilmek ilmek kazınmış.
Suretin ezberimde,
Duvara vuran gölge gibi kaplamış.
Yürüyorum bir düşte gibi,
Günlerden bir gün, bir kuşluk vakti,
Darağacı asılmıştı gönül meyhanemde.
Yaş döküyordu üstüne gözlerim,
Kan kemikte üşümüştü, dil sözde.
Boğazımda bir çift göz ve bir ilmek,
Sevdam, bakmaya doyamadığım kara sevdam,
Ne öldürür, ne de kabuk bağlar eski yaram.
İki renkli oldu hayatım: Siyah ve beyaz,
Kışa müebbet hapis… gönle gel, gel artık yaz.
Geceye ay düştü, sonra gözlerin…
Kuyunun dibinde taş gibi kesildim.
Alışamadım bir türlü yokluğuna;
Gölgemden vazgeçtim, bir senden geçemedim.
Kuru otlara dönüştüm,
Üzerime çöken bezginlikle
Karanlıkları delip geçer bir çift göz;
Bir gök gürültüsü eşliğinde
Bir yanıp bir söner bu köz.
Derin çizgilerle kaplı yüzüme
Gönülden gönüle bir yol var,
Kalbimden kalbine gider.
Sözcükler yetmez, dilim lal olur,
Hasretin gönlümde tüter.
Sözlerin soğuk bu aralar, sevgilim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!