Can pazarında toz oldum, yel oldum;
Gökte boz bulutlar bir bir üşüdü.
Harla yere çekildim, duman oldum;
Yandı bağrım, gözümde yaş üşüdü.
Gazap atı sevda yüklendi, gider;
Ankara’da ekimin o son günleri...
Naif bir ağrı dolanıyor damarlarımda.
Sol dizimde, sol yanımda inceden bir sızı,
Beklemek zor, bu soğuk demir kapılarda.
Meşhurdur bu diyarın ayazı, kışı;
Açıkçası iyi değilim bu aralar;
Defalarca doğmuş, defalarca ölmüş gibiyim.
Hiç bitmeyecek sandığım bir aşkta,
Bir duygudan bir duyguya geçerim.
An gelir, biriktirdiğim hisleri,
Görenin yüreğini dağlayan ölüm,
Yanağındaki ak mermerde üşüyor.
Ürkek bir ceylan, masum bir gamzede,
Aşığın gönlünde kalan yegâne kor.
Ağlama, anam, ağlama…
Kısacık bir öyküden geçiyorum,
Bir upuzun şiirden.
Aklıma vurmaya başladın yine,
O acıklı türküden.
Yalnızlık bir ömür;
Zalim gurbet kâh başımda dolanır,
Yüreğe hasretle düşer; kül olur.
İçimde, kor gibi bir ses uyanır;
Yakar sol yanımı, cehennem olur.
Gönül, gördüğüne takılı kalır;
Soldu güneşim, akşam oluyor;
Gözüme yaşlar düştü, yakıyor.
Öyle derinden dertliyim, ömrüm;
Dört duvar üzerime çöküyor.
Terkedilmiş mabet gibi bomboş,
Kahır çayında demlendin,
Dudağa cisminle geldin.
Zamansız tükendin, ömür;
Mevsimsiz soldu günlerin.
Kalubelâda yazılan,
Kırkından sonra daha da dertlenirmiş insan,
Yalnızlık türküsünü duyarmış uzaklardan.
Nerede kaldı o çocukluk, gençlik yıllarım?
Benimle yaşlan bir bir eksilen umutlarım.
Hasat mevsimi boğazıma düğümlenir,
Kulaklarım çınlar hayalinle her gece.
Daha dün genç bir haziran böceğiydin,
Serçelerin ağaçlarda cıvıldaştığı günlerde.
Avazın çıktığı kadar uzak anımsamalarda,




-
İsmail Eymen Akay
Tüm Yorumlarhelal olsun abi