Sen yanımda yoksan eğer,
Apansız bir korku saplanıyor soluğuma bilfiil.
Üstüm başım karalar bağlıyor,
Boğuluyorum, elimde değil.
Neylesem, nereye gitsem sen yoksan,
Bir parça uykuda, serap, düş, hayal;
Hayatın içindeki acizliğim uzar her gece.
Gözlerimden süzülen yaşlar, ruhumda gezinirken,
Aynadaki yabancı, yıldızlar kadar yalnız, öylece.
An gelir, kelimeler gönlümü vurup dilimde kırılır,
Bulutlar gök maviliğinde;
Ha yağdı ha yağacak gözlerim.
Bu incecik çisenti, bu keder,
Yüreğimin boşluğunda nedenini bilmediğim.
Yaraladın iliklerime kadar;
Sessizce uyuşturuyor zaman,
Unutturduğu hiçbir şey yok.
Yaralar, testerenin dişlileri,
Giden saatlerin dilde hükmü yok.
Her şeyimi bıraktığım zaman,
Karanlık, senin olmadığın her yer;
Düğüm düğüm, keder, çaresizlik.
Gülüşünle bahar gelir, çiçekler açar;
Her zerrem, sensiz delik deşik.
Yeminle solumda ve soluğumdasın,
Loş sokakta yazgıma düşenler,
Kalbime ilmek ilmek kazınmış.
Suretin ezberimde,
Duvara vuran gölge gibi kaplamış.
Yürüyorum bir düşte gibi,
Günlerden bir gün, bir kuşluk vakti,
Darağacı asılmıştı gönül meyhanemde.
Yaş döküyordu üstüne gözlerim,
Kan kemikte üşümüştü, dil sözde.
Boğazımda bir çift göz ve bir ilmek,
Sevdam, bakmaya doyamadığım kara sevdam,
Ne öldürüyor, ne de kabuk bağlıyor yaram.
İki renkte oldu hayatım: siyah ve beyaz,
Kışa müebbet hapis, gönle gel, gel artık yaz.
Geceye ay düştü, sonra gözlerin.
Kuyunun dibinde taş gibi kesildim.
Alışamadım bir türlü yokluğuna;
Gölgemden vazgeçtim, bir senden geçemedim.
Kuru otlara dönüştüm,
Üzerime çöken bezginlikle
Karanlıkları delip geçer bir çift göz;
Bir gök gürültüsü eşliğinde
Bir yanıp bir söner bu köz.
Derin çizgilerle kaplı yüzüme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!