Aşk yükünü çektim ömrüm boyunca,
İki damla yaştan gayrı neyim var?
Gurbette kaldığım zaman boyunca,
Bir dikili taştan gayrı neyim var?
Gözlerimde tüter eski bir diyar,
Hayat ciğerim kanar, dilim kurur;
Delik deşik, param parça uçuşur.
Gurbet elde sensiz köşkü neyleyim?
Öksüz kalan kalbim ağlar, savrulur.
Ebedi kor bir yangına namzedim;
Kiminin yüreği yanar,
Kül yemiş, içini dağlar.
Kimisi susar da çatlar,
Ne zor bir şeymiş yaşamak.
Bir söz vardı Peygamber’den:
Bayram gelse yâr neyime,
Elindeki taş niyedir?
Ağla derviş şu hâlime,
Gözündeki yaş niyedir?
Yalan dünyanın boyası,
Sıladan geçtim ben, lala,
Çeşmi cihan bu mu ola?
Gel yârim, son kez yanıma,
Helalleşelim aşk ola.
Olanlar, kalana olur,
Zaman durur gittiğinde;
Her saat, boş bir yankıyla çalar.
Terk eder akrep yelkovanı;
Her anım, bir sensizlik yarasıyla kanar.
Sana tutkun sokaklar,
Yüzlerce şiir birikti yorgun gözlerimde,
Kalemimden süzüldü, yarım kalmış bir beste oldum.
Binlerce mısra bir fırtına gibi geçti de ruhumdan;
Döküldü beyaz kâğıtlara, sonunda koca bir hiç oldum.
Yüreğim bin parça, dağıldım her mısrada,
Tutmak mümkün olmadı,
Eceli bekler gibi bir can ile.
Geçip gittin bütün türkülerden,
Yaraladın, yaktın gözlerimi,
Parça parça bir hayatın içinde can çekişirken.
Bak, gördün mü… yine güneş soluyor,
Akşamın habercisi bu… bir de yalnızlığın.
Gün, bir kadehti ömrümden içtiğim;
Uçup gittin ellerimden ansızın.
Delicesine çöken hüzünle sarhoşum,
Hayata beyaz kefenle veda…
Çıplak hakikat, ilk kez ağızda...
Ölüm, saklı göz kapaklarında:
Bir damla su, bir avuç toprakta.
Ölüm, bir saniye ötededir.




-
İsmail Eymen Akay
Tüm Yorumlarhelal olsun abi