Hani aşk her şeyi affederdi?
O zaman neden bu kadar yakıyor?
Ölülerin rüyasında yaşamak gibi bir şey bu.
En çok acı veren yenilgim, diyor.
Son sözlerin çok eskilere götürdü.
Hasretin ismimi taşır,
Kalbimin gittiği yerde.
Göz cemalimle ıslanır,
İzine düştüğüm yerde.
Maziden kalma bu heves,
Hasretim sana bir tanem,
Yağmur sonrası toprak kokusunu,
Derin derin içime çeker gibi.
Hüzünle yoğrulmuş bir huzurla,
Eski bir şarkıyı tekrar tekrar dinler gibi.
Kalbin kalbime karıştı,
Canımın içinde can.
Sol yanıma battın,
Öyle ki aldığın nefes bile yalan.
Şuramda bir yangın,
Orak ayında düştü ruhuma kış;
Gözlerin içime dolar, ezanla sala arasında.
Zümrüt gözlü yılan, hayat değirmeni,
Eksiltir başkentin sokaklarında.
Geçmişin tozlu yolları üzerime,
Kanatlandı hatıralar ilk defa,
Elemli gönül yaktı duvarımı,
Yargı çileli hem de sayfa sayfa,
Amansız bir kurşun deldi yazgımı.
Kader çatladı, pare pare oldu,
Bir dalga misali vurur yüzüme,
Camdaki resminde hatıram kanar.
Sazın telinde yankılanır nağme,
Her çalan şarkıda hatıram kanar
Rüzgârla fısıldar karşıki dağlar,
Bak, gördün mü ayrılık ayı geldi?
Yaşlı bedenime yağar hatıran.
Pazartesi günü, ayın beşiydi,
Kemiklerin kadar sağır hatıran.
Hayaller kadar uzaktasın şimdi,
Çok uzaktayım,
Asla olamayacağım yerlerden.
Alıp başımı gitmek istiyorum,
Resmin takılıyor gözlerime aniden.
Zamansız gördüğüm bir düş gibi,
Ağzımdan kan geliyor sürekli.
Ahın kalmış üzerimde.
Eğer bir başkasını seversem,
Seni hiçbir zaman affetmem bu hikâyede.
Ciğerlerime kadar işlemiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!