Pervane misali dönerim senin ateşine benim canım,
Yana yana saklarım adını dudağımdan.
Aşkı söyler dilim, gururum tutar elimden.
Kavuşamasam da ölmem,
Ölürüm de söylemem gizlerim senden.
Gecenin omzuna düşer sessizliğim.
Seninle başlamadı hayatım,
Ama senle anlamlandı en sessiz anlarım.
Gelişin bir ömür sürmedi belki,
Lakin gidişinin yankısı
Kalbimde yıllarca sürecek bir kışın ilk rüzgârı gibi.
Rüzgar savuruyorsa saçlarını hoyratça,
Ve durulmuyorsa denizde dalgalar,
Yum gözlerini ey can.
Kalbinin sesini dinle,
Öfkenin girdabı boğmasın benliğini,
Patlıyorsa volkanlar, sabret...
Sana hala söyleyemediğim bir cümlem var,
Dilimde durup kalmış,
Düşmeye korkan bir gözyaşı gibi.
Bil istiyorum…
Ben seni sevdim.
Hem de kimsenin bilmediği,
Adını içimden her geçirdiğimde
aynı yerde sızlıyor kalbim,
aynı yerde ısınıyor avuçlarım.
Gidişinle boşalan o yer var ya,
kimse dolduramadı.
Ben de dolduramadım.
Neydi bir araya getiren şey ikimizi,
Emekmiydi büyüten bu masum sevgimizi.
Yüreğimde taşırken ben gülüşlerimizi,
Maziye gömdün sen düşlerimizi...
Çok garip bir sızı var nazlı kalbimde,
Sana duyduğum şey,
Yalnızca kalbin aceleci çarpıntısı değil.
Düşüncelerine kulak vermek,
Sessizliğine bile özen göstermek,
Seni değiştirmeye çalışmadan,
Olduğun hâlinle yanında durabilmektir.
Senden nefret ediyorum...
Ama bu,
bir yabancıdan nefret etmek gibi değil.
Bu nefret, adını ezbere bilmekten,
Sesini hâlâ tanımaktan.
Senden nefret ediyorum...
Ne istediğimi sorsan,
Gülmeni istiyorum derim.
Çünkü sen gülünce,
Bahar geliyor, yaz geliyor...
Mutlu olduğunu görmek,
En büyük servet geliyor...
Ne kadar seversem seveyim,
Eğer dersen ki istemiyorum,
Ben seni sevmiyorum...
Aşkımdan ölsem de çalmam kapını.
Bir daha asla bakmazsam yüzüne,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!