Kaç asır geçti sen gideli sevdiğim,
Ne zamandır güneş doğmuyor bu kentte.
Katran karası gecelere tutsak yüreğimde
Son ışık sendin mühürlü gözlerimde...
Gitme, gitme diye yalvardı bakışlarım,
Görmedin...
Kader miydi bilmem,
Seni karşıma çıkaran,
Hayal miydi bilmem,
Gözlerimde yaşayan?
Nedir bilmiyorum,
Her son yeni bir başlangıçtır aslında.
Bazen ürkütür,
Zaman alır başlangıçlar...
Cesaret midir eksik olan,
Yoksa yılların yorgunluğu mu kalbe pranga vuran.
Aklın süzgeci dedikleri zalim,
Bugün takvimler aşkı fısıldıyor,
Adını söylemeden…
Bir şey doğmuş gibi içimde,
Işığa durmuş gibi sessizce.
Ne mum var ne dilek,
Bir adam var yüreğimde,
Gözlerine baktığımda girdabına çeken,
Okyanustan geniş yürekli.
Kimi gün sakin,
Dupduru berrak sular gibi güvenli,
Gecenin en sessiz yerinde
Adını anmadan seni çağırıyorum,
Çünkü biliyorum,
Bazı özlemler söze gelince küçülür.
Yüreğimde hâlâ senin adımların var,
Gittiğin günden beri
Gecenin en sessiz yerinde adını çağırır kalbim,
Sanki yıldızlar duyup titrer, rüzgar bile susar.
Bir tek sen kalırsın geriye...
Aşkım; kalbimin en aydınlık yerine yazdığım
Gizli bir dua kadar saf.
Ben seni;
Ben seni sevmeyi kendimden bilmedim,
Sevdiren kimse, bilen O’dur dedim.
Adın dilime değil,
Ruhuma yazıldı önce, öyle sevdim.
Ben sana varmak için yola çıkmadım,
Yolun kendisi sen oldun.
Belki çok kısa sürdü,
Yaşanan neydi anlamadım,
Tutsağı olduğum o gözler,
Kim bilir benden neler gizler.
Tav oldum o gülüşüne,
Efsunluydu sanki kömür gözlerin,
Ya o geceden siyah saçlar.
Kalbimin ortasına ok misali saplanan
Bakışların mıydı aklımı alan,
Yoksa, bir kaybolup bir görünen hayalin mi.
Aşk…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!