Adını her andığımda
İçimde bir deniz kabarıyor,
Dalgaları kalbime vuran,
Ve beni boğmayan…
Sana yüzüyor yüreğim.
Kömür gözlerinde
If I love him like you, forgive me my God,
If I want to die for him, forgive me my God,
It’s not my fault, you created him,
It’s not my fault, The love is cruel.
****nakarat****
Is this right, İs this wrong
Yanağına konan gamzene kandı yüreğim,
Gülünce kısılan kahverengi gözlerine tutuldum.
Yeniden kelebekler uçarmış kanatlanıp,
Gece misali siyah saçlarına ışık tutmuş yıldızlar,
Seni görmem için, aydınlatmış çehreni.
Geldin, gördüm ve gittin....
Bir insanın yüzünde bazen
Bir ömürlük cümle saklanırmış.
Sen konuşurken öğrendim bunu.
Dudağının kenarında duran o küçük gamze,
Sanki hayatın aceleyle yazıp
Esmer yüzünün karasına düşer ilk bakışım,
Sanki gece çöker içime ama korkutmaz,
Çünkü senin karanlığın bile ışık taşır bana.
Bir gamzelik gülüşün var ya…
Ömrümün bütün sessizliklerini bozan
O mucize çukur,
Senin gelgitlerin var ya...
İşte en çok onlara öfkeliyim.
Bir gün sahilime vurup
Ellerime umut bırakan,
Ertesi gün çekilip
Beni kendi içimde boğulmaya bırakan
Gerçek aşk bulunmaz inşa edilir,
Tarifi çok zor hem yanan hem yakan volkan gibidir.
İçini ısıtır, ummadığın anda doğan afet olur.
“Dur gitme ne olur”, kalp söyler durur,
Kalbi susturan o zalim gurur.
Ama yine söylüyorum işte,
Yol yok olmuş yürüyor bu meczup,
İçi kor olmuş yanıyor bu meczup,
Ben ol da gör aşk ne eyledi beni,
Biçare aklım terk etti teni.
Şems'ini kaybetmiş pervane misali
Uçurumun kenarındayım.
Rüzgar savuruyor saçlarımı,
Tir tir titriyor bedenim,
Üşüyorum sanıyorum,
Oysa üşümüyor, düşüyorum.
Derken bir damla yaş düşüyor yanaklarımdan,
Yeni bir yıl giriyor kapıdan,
Herkes dilek tutuyor yüksek sesle.
Ben sustum…
Bir dileği içimde sakladım.
Takvim değişiyor,
Ama bazı yüzler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!