Gül Kabacaoğlu Şiirleri - Şair Gül Kabac ...

Gül Kabacaoğlu

"Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir" derler. Hayatın değişir, şartlar değişir, insanlar değişir... Değiştirebileceğin şeyler için cesarete, değiştiremeyeceğin şeyler için sükunete ihtiyaç duyarsın. Ama böyle zamanlarda en çok güvene ve huzura ihtiyaç duyarsın. Başını yaslayacağın huzurlu bir omzun olduğunu bilmek. yüreğinde, sırlarını paylaşabileceğin güvenli bir yüreği ağırlayabilmek pahabiçilemez. Bu bir dost olur, sevgili olur, anne olur, baba olur fark etmez. Hayatta iyikilerin olmalı mutlaka ve yanındayken bilmelisin kıymetini. Yoksa ölüm aldığında elinden, keşkelerinle kalırsın. Korkağız çoğumuz, sevmekten korkuyoruz. Nefretimizi bağıra çağıra haykırıp, laf sokmaktan çekinmezken, neden seviyorum demek çok ürkütücü. Oysa en güzel, en özel duyguyken neden göstermesi bu denli zor. Aileni seversin göstermezsin, dostunu seversin söylemezsin , aşık olursun belli edemezsin, korkarsın. Neden... Dünyayı kurtaracak güç güzel duygulardaysa, neden saklıyoruz... Sorduğum sorunun cevabını biliyorum aslında. En büyük gücümüz, en büyük zayıflığımız aslında. Korkuyoruz kırılmaktan. Öyle korkuyoruz ki, unutmuşuz saf sevgiyi. Sana yaşadığını hissettiren tarifsiz bir mutlulukken, kaybettiğinde bir damla göz yaşına sığan ve canını ağır ağır alan bir cellata dönüşmesinden korkuyoruz ve yaşamadan ölüyoruz.
Kabuklarımız var, kıramadığımız sert kabuklarımız. Yediğimiz dost kazıklarıyla, şahit olduğumuz çıkar ilişkileriyle daha da sertleşen kabuklarımız. Çıkamadığımız, içine kimseyi alamadığımız, kalabalıkta bile yalnız olduğumuz kabuklarımız. Öyle uzun süre yalnız kalmışız ki farkında olmadan, unutmuşuz gerçekten sevmeyi ve sevilmeyi. Çıkara dayalı yeni dünya düzeninde mi hata, yoksa o düzeni kuran biz insanlarda mı? Ne zaman gerçekleşti kırılma noktası, ne zaman değişti dünya. Hep böyle miydi yoksa, masallar, o güzel yeşilçam filmleri insanların özleminden mi ibaretti. Masallara mı inandım ben, ondan mı yabancıyım bu dünyaya. Kabil, Habil'i öldürdüğünden beri, dünya Kabil'in esiri mi oldu. İnsanların yüreğinde sevgi prangalı bi mahkum mu. Sadakati kim kaçırdı. saygı nerede... Tutunduğum değer yargılarımı, beni ben yapan özelliklerimi bulamıyorum insanlarda. Yalnızlıksa bedeli, yalnız kalırım kabuğumda. Çünkü benim sevgim saf. Çıkarsız severim, yediğim kazıkların kanattığı yaraların kabukları vardır yüreğimde. Kanadıkça Habil'i hatırlarım. Ölürüm, yine ölürüm ama bi türlü Kabil'e dönüşemem. Zalim olmak yazmıyor fıtratımda, dost kazık atınca, yar canı acıtınca, güvendiğim dağlara kar yağınca, kısaca şartlar değişince değişemiyorum. Zalimin fıtratında canı yakmak, çıkarı için kullanmak var diye ben neden fıtratımdan vazgeçeyim. Kabil'in öldürdüğü Habil'im işte... Anlaşılması güç, ağladığında bile gülen, kırılgan ama çok güçlü, kalabalıkta bile yalnız ama mutlu olmayı bilen. Hayatına herkesi almak istemeyen, sadece güvenebileceği dostları olsun isteyen ve onlara ömrünü veren bir Habil... Değişmeyen ama dünyayı değiştirmeye gücü yeten bir Habil... Çünkü inançlı, sabırlı ve şükür bilen. O yüzden mutlu ve yarınlardan umutlu... Allah herkesin yüreğine yüreğiyle gelenleri nasip etsin, dostun da, yarin de, evladın da hayırlısını versin🙏

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Ege’de bir sağanak var bu gece,
Meteoroloji suskun,
Ama ben biliyorum: yağan benim.
Bulutlar dolu, tıpkı içim gibi,
Birikmiş cümlelerim var gökyüzünde
Sen diye diye ağırlaşan…

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Ben dervişim,
Ayağımda toz, gönlümde adın.
Bir kapıdan çıkıp bin kapıya vardım.
Ama her eşiğin üstünde
Senin yokluğunla eğildim.
Aşkı hırka gibi giydim,

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Ne güzel günlerdi o günler,
Şimdi sisli bi camın ardında kaldı sanki,
Anılarımız, şarkılarımız...
Oysa söz vermiştik,
Birimiz hepimiz
Hepimiz birimiz için olacaktık...

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Git,
Gidebildiğin kadar uzaklara...
Seni özleyeceğimi düşünme bile,
Ardına dahi bakmadan
yavaş yavaş değil,
Hemen git.

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Gitme sevdiğim,
Bırakma beni yaban ellere,
Bildiğim ne varsa aşka dair
Hepsi hükümsüz sen yokken...
Yemin olsun sevdama,
Yalnız senin gözlerine mühürlü bu yürek,

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Kalbim yine sana kandı, inandı,
Her bir zerrem acıdan nasıl yandı.
Gittin, “bitsin” dedin, sustum,
Sadece kendime kızıp, kustum.
Bayram gibi geldin hayatıma,
Bir anlık hevesin, bir ömürlük sızı bende…

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Her son bir başlangıçtır hayatta,
Keşke acılar olmasaydı.
Kim bilebilir ki ne olacak yarın,
Geçmişin yaralarını sarın
Ve hiç korkmadan hüzünden,
Sevdiğinizi haykırın...

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Hikâyenin sonu belli,
Ama bazen yanılmayı ölesiye istiyor insan.
Tuttuğun bir dileğin ardından gelen bir yabancı,
Bilmiyorsun ki; aslında o da bir yalancı.
Tecrübesiz kalbine mi,
Yoksa karşındakine mi sitemin çözemiyorsun.

Devamını Oku
Gül Kabacaoğlu

Gördüğüm en güzel rüyaydın,
Uyanmak istemediğim...
Ne kadar acısa da canım vazgeçemediğim.
Aşk bu...
Ansızın düştün gönlüme,
Kor gibi yandım, kül oldum hasretinden,

Devamını Oku