Belleksiz bir zamanın çevreninde
kaybolduk, ölülerle yemin ettik,
biz buyduk, uçarı türkülerin
havasıyla yokolmuş, ben
diye bağıranla bir olduk.
Kimin gözleriydi onlar,
Ve bir sabah söz açılır
sizden nedense, tıka basa
doymuşsunuz kendinizle.
Kör bir ışık gibisiniz
bu evrende, içiniz ezik,
daha gününüz dolmamış.
Öyle coşkulu alevler ortasında
kaldık ki, bu ancak düşünceyle
damıtılır, nice bir keyfin aykırılığında
yandık ki, anlatsan cihan kayar,
o da unutulur, bir kayıp belleğin
izinde yanmış canlar, ele geçirdikleri
Bir kahrın yarım ağzında ifade soluklaşır,
katılır uzaklaşana, sis bulutları arasında
zaman katılaşır. Geri dönse almazdın,
kaybolmuş sözün ne anlamı olurdu.
Zaten duymazdın, yoksul sabaha katkın
duyulurdu. Havayı düğüne çevir, bir kez
Biz artık bıktık gene kanılarımız
meydan savaşında, çok sayıda
ölü ve yaralı. Hepimiz yenildik,
ama, herkeste zafer çığlıkları.
Düşünceler mahşerde düğün
yapar, gelin, damat, konuklar
Düşünceler ve kalabalıklar,
kim kime yön vermiş bugüne kadar.
Olsa da sürmüş mü, ya da artık iyi miyiz.
Kendi aklına o kadar tutkun ki herkes,
ya da kör bir hayranlık olur olmaza.
Hayatı kuran gizemli sevinç,
seni beni dağıtır, hem de üzer.
Güç, beğeni, nefret ezdikçe ezer.
Sıkıntı, eylem, coşkuyla bezdikçe bezer,
hınç, yasasıyla işler, meğer ki devran
böyle döner. Bu öyle bir kesinliktir ki,
Halbuki altın vuruşlarıyla
nesnelliğin parçalanır yalan.
Gün be gün gevezelikler yatışır,
gerçeğe dayanan yüreklerin
yalın tazeleğinde yeşerir bahar
kırları, artık üzgün olmak değil,
Kırgın, kırılgan binlerce can,
yok zaferini kutlarken, bir toz
gelir ziyaretimize gülerekten.
Dağılın, havaya karışın der,
Öyküler anlatır, tarih, coğrafya
ve daha neler, biz safça sorarız,
Kadınlar gerçekçidirler, sevdayla, masalla işleri yoktur.
Salak Ferhat dağları deler, Şirin'in böyle bir derdi yoktur.
Şairler abartır, kadınlar güler, sen dizeler yaz hayaller kur.
Onlar ayağı sağlam basana gider; kısacası 'güzelliğin kaç
para eder' dese de şair, kızımız güzel olmasa aşk bile
olmaz ya, olsa da kaç para eder.




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...