Ayaklarının altı bile cennet mevsimi.
Sana öf denilebilir mi?
Yokluğun korkulu rüyamken
Varlığına ömürler verilmez mi?
Dünyada bulunmamış daha alası.
Seni yaşatırken göğsümde
cennet güzelini,
cehennem illetini
kıskanıyor,
görüyorum.
Yağmurun toprağa
aşılandığı,
karpuzun tadından,
yumurtanın merağından
çatladığı,
Yüzleştim yüzsüzlüğünle,
sana benzedim.
Kalan son gücümle,
gönlümü senin için bezedim.
Tüm yalanlarını yuttum,
Ne mübarek bir hismiş
bu sevmek,
içim içime,
dışım dışıma sığmıyor.
Ne güzel bir mutlulukmuş
merhamet etmek,
Aşk, insanın
kendi volkanında
sörf yapmasıdır.
Volkan söner de
dağ kar tutarsa
Asmadan bir darağacında,
ilmiği boynunda
bahtı kara üzümler…
Daha tadını alamadan toy şerbetin,
dalından koparılıp
Kula kulluk ederim
İşim bu benim
Sahnede olan bedenim
Sadece kuklalık ederim.
Kraldan çok kralcıyım
Sussun gözlerin,
konuşmasın öyle.
Dilinden dökülemeyen sözlerin,
Gözlerinden akmasın böyle.
Kördüğüm oldu bağımız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!