Güneşin yalnız ışıkları
Kavururdu bağrımı
Etimi çiğnerdim dişlerimle
Yediğim evliya taamı
Ruhumu örterdi çıplaklık
Belki de bir karavan alırız.
Hem ev hem arabamız olur.
Belki de kaygılarımızı satarız.
Hem para hem yakıtımız olur.
Belki de anlamayız yaşlanmayı.
Eylülü tutamadım,
kaçtı gitti,
soğuttu evimi,
buz etti gitti.
Kurudu bahçem,
Ömrümü esir ettin
Kabahatin özrünle kapanmayacaktır.
Yaşattığını yaşayacaksın
Bu mutlaka olacaktır.
Gönül düştüğü bu zorbalıktan
illaki kurtulacaktır.
Kediler sevmez beni,
sevmezler de öldürülmüş fareleri.
İsterler ki kendileri içsin,
gırtlaktan akan sıcak rengi.
Ben de çok fare haşladım
Havuzun başında,
güneşe yaltaklanıyor,
uzanmış boylu boyunca,
sürüp sürüştürüyor.
Üzerindeki son parça,
Gel gör ki
Dünya çok karanlık.
Doğum günleri de olmasa
Kimse mum yakmayacak.
Gel gör ki
Ödünç hayallerim var,
sen ve sana benzeyenlerden
üzerime atılı hayaller...
Ölmeden önce yapmak
zorunda hissettiğim,
Dünyayı alt üst etmişler,
geriye dünya kalmış.
Tüm yalanları tüketmişler,
geriye yalancılar kalmış.
Aşıkları, ozanları yakmışlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!