Bir kıvılcım düşer yitik geceme,
Her anın yankısı çalar içime.
Sana dair her fısıltı yıldırım gibi
Geceyi delercesine çarpar sanki.
Dalgalı denizde,
Kâğıttan kayıklar,
Savruldukça etrafa,
Kurtulmayı sayıklar.
Karşıdaki kıyıya
Hesap Sorar
Adını duydum uzak bir suda,
Dağıldım içime, çarptı dalga.
Gülüşün konarsa başka yanağa,
Kalbim hesabını sorar sana.
İpliklerin tanımadığı birbirini,
Ama boğmaya yemin ettiği.
Yürüyorsun labirentin ortasına,
Bulutlar olmuş paramparça.
Yere değil yağmur damlaları,
Anılarla dolu her güverte,
Bir gülüş kaldı eski seyirde.
Aşkımı sığdıramam denize,
Ne çabuk beni unuttun, kaptan?
Beyaz düşlerin kucağında doğan,
Kar zindanı içinde yalnız açan,
Küçük mucizelerin gizemli dili,
Özgürlüğün ilk sessiz nefesi.
Sürgün vermiş bir beden gibi,
Güneş tepede, ter gibi gün yanığı;
Ayaklarımda toprağın ağırlığı.
Gölgede yok, gelir mi akşama?
Birden gözüme ilişti, yan dalda.
Salyangoz yelinde gibi dünya,
Unutulmuş şeker kavanozunda.
Üzerime eğilmiş kapakta,
Şekerler akıyor damla damla.
Kavanozdaki ışık uzakta,
Her umut dondu, yollar kapandı,
Sonunda yankısı hep bana dayandı.
Her gün dedim ki: “Ben haklıydım yine.”
Ama zafer değil, acı düştü dilime.
Gökte yanan bir izdir,
Suda yüzen denizdir.
Belki de bir dehlizdir,
Belki rüya, belki bizdir.
Görünür, görünmezdir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!