Her umut dondu, yollar kapandı,
Sonunda yankısı hep bana dayandı.
Her gün dedim ki: “Ben haklıydım yine.”
Ama zafer değil, acı düştü dilime.
Gökte yanan bir izdir,
Suda yüzen denizdir.
Belki de bir dehlizdir,
Belki rüya, belki bizdir.
Görünür, görünmezdir,
Gözlerinde bir yangın, ellerimde buz saklı,
Sevgi gölünün dibine taş mı atmış aklı?
Geceyi örttük de yıldızlar utandı ince,
Yastıkta nefesin başka dudağa değince.
Bir sokak var, adı içime çok sinerdi;
Yağmur oraya hep erken inerdi.
Bir fener yanardı sarı ve dalgın,
Kaldırım taşları konuşurdu baygın.
Affetmek yürek ister, unutmak vakit;
Kimi yara susar, kalır nakit.
Çoğu zaman kin yük olur, sevgi kanat;
Dertle yoğrulsa da böyle gider hayat.
Ufukta kızıl bir esinti dolanır,
Gün batımının yaprakları kızarır.
Yanan nar çiçeklerinin ateşinde,
Bir Gül düşün, sanki en kanlı yerinde.
Kırmızının bin halini taşır bakışın,
Uzun yıllar geçti, acı dinmedi,
Kocaeli Gölcük’te iz silinmedi,
Boş kalan evlerde sesler eksildi,
Yürekler içinde hep bir şey gizli.
Akşam olunca köy meydanı şenlenir,
Davul zurna çalar, yürek dinlenir.
Gençler sıraya dizilir, halay başlar;
Toprak sallanır, yıldızlar ise oynar.
Köy kahvesi açık sabah sekizden önce;
İlk gelen Mehmet Amca, benden söylemece.
Ortada soba yanar, üstünde çay demi;
Çözersin bir yudumda geçmişi, geleceği.
Sandım ki yelkenim olursun
Meğer fırtına senmişsin.
Sen, rotamı altüst edip
Sinsice kendine çekmişsin.
Pusulam şaştı izinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!