Sende ne aşk vardı, ne de vefa;
Koca bir masal çöktü bir lafla.
“Ben de seni…” deyip canımı sıkma,
Epi topu üç kelimeymiş sevda.
Nezaket perdesi, cilalı kelam;
Dinleyince dersin: “Oldu, tamam.”
Gözlerim öğrendi,
Bakıp da görmemeyi.
Düştü her bir tuğla,
İçimdeki duvara.
Edebiyat kadehinde gizli saki;
Fani gölgede kalamazsın baki.
Meçhulde arayan bulamaz dirlik,
Her dizede açar o ebedi birlik.
FİGEN
Bir dağda esen serinlik gibi,
Sözlerinde saklı bilgelik izi.
Zekâsı bir ışık, parlar derinden…
Naif yüreğiyle karşınızda Figen.
Sokakta yürürken rüzgar yanında
Adımlarda ritim, dünya hayran ona
Saçları uçuşurken havada dans eder
Kendinden emin, her adımı ise şeker
Gözlerini henüz kapatmıştı ki dünya;
Ay yorgunluğunu anlatıyordu yıldızlara.
Sessizlik nöbetindeydi sokak lambaları;
Bir ses, geceye günaydın diyerek fısıldadı.
Geceye yazıyorum kendimi.
Paramparça ettiğim bendimi.
Her yerinde tonlarca sitem;
Her noktasında bir matem.
Kime içimi döküp açtıysam,
Ah, uyuyamadım; hayaller beni aldı.
Geceyi çalan kuşlar benimle kaldı.
Saatler geçiyor, ben hâlâ buradayım.
Kendi kendimle konuşuyorum, aradayım.
Bir merhaba desem, duyar mısın, bilmem.
Bastığım her taş, neden bana ait değilmiş gibi?
Ruhum uçarken, kim bağladı ayak bileklerimi?
Gökyüzü çağırıyor beni renk renk ihtimallerle;
Bir ben miyim, yürüdükçe eksiltilen kendine?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!