Gün batarken kızıla döner,
Denizin üstü kızıl bir fener;
İçimde bir kor yanar, söner,
Bilmem, yelken ne yöne eser.
Konuşsam, haykırsam… duyar mısın
Haksızlığın gölgesinde susanların sesini?
Zulmün gölgesinde susmak mı çaresi?
Bir kelime bazen kurşun kadar ağır,
Bir sessizlik bin zulme denk, bilir misin?
Bir ses
bir nefes
daha öteye haykırıyorum
Koş, koş
aşılacak yokuş
Ayaz vurur yüzü ama sarsılmaz bu diyar,
Söz ağırdır, sahibini asla yarı yolda koymaz bu diyar,
Toprak serttir, yürek merdine kefendir bu diyar,
Baş eğmez, gök çatlasa dahi eğilmez bu diyar.
Dağ buluta yaslanmaz, mertliğe yaslanır burada,
Eyer vuruldu, tarih uyandı birden,
Kır at şahlandı, gök çekildi yerden.
Yağız küheylan, yelesinde rüzgâr,
Bir yiğit bindi; çağ yürüdü ardından.
Nalında kıvılcım, gözünde ufuk,
Yokluğun koynunda varlık uyandı,
Ezelden ebede: Kün fe yekün.
Ne ay güneşe, ne gece güne yetişir,
Her şey kendi yerinde: Kün fe yekün.
Bir haykırış, bir isyan, bir ses yükseliyor Mabedi Süleyman’dan
İnsanlık soykırımına, vahşetle katledilen masum çocuklara ağlamayan
Topraklarını işgal edip tecavüz edilen mazluma el uzatmayan
Zulme, zalime, katil sürüsüne dur diyemeyen;
Zulme de, zalime de ortaktır
Kirli ve kanlıdır elleri
Bu can bu ten yesir,
Gönlüm sana esir,
Sorup sual etme nedeni,
Sonsuzluk sahibinden gelir,
Mahbubam…
Gönül yapmak hüner ister, sen o hünerde Mahir,
Vefâyı ömrüne nakşetmiş, özü sözü bir Mahir.
Bir kırgınlık yakışmaz dostluk bahçesine;
Muhabbeti yeşerten, gönül ehli Mahir.
Maharet gönül almaktır; buna en güzel örnek Mahir,
Sevdiğim şehir, güzel vatan,
Doğunun incisi, benim gönül yuvam.
Şahlanır ruhum senin görkemli dağlarında,
Gönlümde yeşeren sevdanla coşarım Malatya.
Sokaklarında yürürken,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!