Ben Asiyim,
İsyankar değilim
Ne haramiyim ne harabi
Ben Asiyim
Kuşandım isyan ahlakını
Lakin İsyankâr değilim
Ben Emekçiyim...
Her sabah erken kalkan benim,
Her paydosu sessiz geçen benim.
Her taşın altında alın teri varsa,
O ter benim, o hayat benim.
Ben Malatyalıyım, gardaş,
Bu toprakta tarih yoldaş.
Hitit geçer, Roma göçer,
Fırat kalır bize, gardaş.
Ben Malatyalıyım, gardaş,
Ben “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” emrine ram oldum,
Siz eğriliğin yolunda heder olup soldunuz.
Ben hakikatin izindeyim; kaynağı kim olursa olsun,
Siz yalanla boğuldunuz; çırpındıkça her yeri kuruttunuz.
Var edenin adıyla çıktık yola, halimiz hak üzeredir bizim
Azığımız; ilim, irfan, hikmet, kitap kalemdir bizim
İstikbalimizi ilmek ilmek dokuyan ustamız, muallimdir bizim
Yeryüzünü gül bahçesine çevirecek Bir Bilenle Bilge Nesildir bizim
Yıllardır Coğrafyam mahzundur, perişandır cehalet pençesinde…
Ben inancımın savaşçısıyım.
Omzumda çağların yükü,
gözlerimde yarının ışığı.
Mâzi emanettir bana;
istikbal, alnıma yazılmış bir ahittir.
Evvelde insan…
Zâhirde insan…
Bâtında insan…
Âhirde insan…
İnsan;
Sarı başaklar rüzgarla dans eder,
Buğday tarlalarında coşar sevgi.
Toprağın kucakladığı umut verir,
Bereket saçar buğdayın her rengi.
Toprağın derinliklerinde yeşerir,
Huzur, neşeyle dolsun bütün dünya-yı beşer,
Bayram olsun, cihanda olmasın dert, keder.
Bugün Ayasofya, İstanbul’da bayram;
Ezan dinmesin, milletimi korusun Hazreti Mevlam.
Bu buğday tenli,
esmer çocuğun hikayesidir,
bu kimsesizliğin hikâyesidir,
Be adam...
adı yok, adresi yok,
kalabalıkların ortasında kaybolmuş bir iç sızısıdır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!