Mutluyum ben şimdi, kendi dünyamda;
Masamda dem oldu eski anılar.
Maziyi düşünüp hatırlasam da,
Geriye dönüş yok, orda kaldılar.
Yaşanmadı diye bil o günleri
Geçip, giden gün ile takvimden düşer yaprak;
Kollarını açıp ta beklerken kara toprak,
Kıymetini bilesin yaşanılan her anın,
Tekrarı mümkün değil kaybedilen zamanın.
Paylaşılmayan ne ki şu üç günlük ömürde?
Kimler gelip de geçti, hepsi yatar kabirde…
Kaderim çıkardı seni karşıma,
Ne olur, karşılık ver şu aşkıma,
Bir bakışla, sevda sardın başıma,
Ne olur, karşılık ver şu aşkıma
Seninle yaşamak istiyor gönlüm,
Ne umutlar besledim
Gözyaşları dökerek.
Hasret ile bekledim,
Kavuşuruz diyerek.
Ne olursun geri gel,
Nasıl geçtiniz yıllar?
Hiçbir şey anlamadan…
Dönüp baktım geriye,
Olmuşsunuz bir yalan
Oysa ben sanıyordum,
Bakışlarındaki elem, kederi,
Sanma ki başkası anlar, üzülür.
Ateş yakar ancak düştüğü yeri,
Acılar gözyaşın olup süzülür.
Alnına yazılan kötü kaderi,
Neden deşip maziyi ağlayıp duruyorsun?
Madem unutmuş seni, hâlâ ne anıyorsun…
Ömür denilen bu şey, anlamazsın tez geçer,
Madem unutmuş seni, hâlâ ne arıyorsun…
Seni candan sevene vereceksen ver değer,
Gönlümü için için yakar hicran ateşi,
Seneler gelip geçti, neden hâlâ sönmüyor?
Baht-ı mı aydınlatan, söndü aşkın güneşi,
Mutluluk artık hayâl, giden geri dönmüyor
Sanki bir rüya gördüm, uyandım, bitiverdi,
Bir meçhulden geldik,
Diğer bir meçhule gidiyoruz.
Dediği gibi Veysel Ozan’ın
'İki kapılı bir han'
Birinden girdik içeri,
Diğerinden çıkıyoruz anlamadan.
Mecnun olmuş deyip hor görme sakın,
Ben senin yüzünden geldim bu hâle.
Kurbanı olmuşum umarsız aşkın,
Ermez ki bu gönlüm sensiz kemale.
Baharda hazanı yaşayan benim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!