SESSİZLİK BİR KÖR DÜĞÜM
Anılar, avuçlarımda birikmiş eski bir toz gibi,
Üflesem dağılacak, tutsam parmaklarımdan akacak.
Her sabah bir öncekinin gölgesinde uyanırken,
Hangi kırık dökük anı, beni dünden bugüne bağlayacak?
Sessizlik her köşede, gözlerim arar seni
Seninle dolmuş her sokak ne kadar ıssız şimdi…
Adın kalır dudaklarımda söylenmeyen bir fısıltı.
Gecenin karanlığı sımsıkı sararken beni
Yalnızlıkla buluşur sessiz akan heceler,
Bana sakın sormayın,
Sevda nasıl söz diye.
Derim sakın kanmayın,
Yürek yakan köz diye.
Sevdayı bilen bilir.
Sevda uykusundan uyandığında,
Artık bitmiş olur gördüğün rüya.
Sevgilim dediğin yoktur yanında,
Sevdanın yerini almıştır riya…
Yalnızlık kapını yine çalmıştır,
Ne oldu ki sevgilim?
Düştük senle bu hâle.
Boş bir inat yüzünden,
Güldürdük el âleme.
Böyle miydi kavlimiz?
SEVDİĞİMİN İSMİNİ BEN KÂLBİMDE GİZLERİM
Sevdiğimin ismini ben kâlbimde gizlerim,
Her nereye gidersem onu arar gözlerim.
Keşke mümkün olsa da onu son kez görseydim,
Seneler geçse bile hâlâ onu özlerim.
Ardından döktüğüm bunca gözyaşım,
Vefasız birine akmış meğerse
Geceler oldular gayri sırdaşım,
Mecnuna dönermiş, insan severse
Aşkın gözü kördür derlerdi bana,
Neyleyim yanımda gülü,çiçeği,
Yârin yüzündeki bir gülüş yeter.
Düşünmek istemem onsuz bir şeyi,
Hasreti sineme köz gibi çöker.
Gönülden sevenler dağları deler.
O gülen gözlerinde
Acılı göz yaşı var.
Benim gibi seni de
Perişan etmiş yıllar.
Simsiyah saçlarının
O günlere tekrar dönebilseydik,
Ne sen, ne ben böyle hata yapardık.
Sönmesin diye bu aşkın ateşi,
Sevda mabedinde aşka tapardık.
Nasıl da inandık yalan sözlere.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!