Sağnak yağmur altında
Bıraktım bedenimi.
Alnıma vuran yağmur
Silmiyor kaderimi.
Yağmurun sularına
Nasıl da kendine bağladın beni
Sanki sarhoş ettin ayamıyorum.
Gül gibi kokan o beyaz tenini
İnan koklamaya doyamıyorum.
Öperken goncagül dudaklarından
Sen de bir kâlp taşıyorsun,
Hiç sevmedim diyemezsin.
Aşkı inkâr edip de sen,
Bırakıp da gidemezsin.
Mazideki anıları,
Ne o geçen seneler, ne sen gelirsin geri,
Yaşadığım mazimde artık hayal kaldınız.
Değiştirmek mümkün mü yazılan bu kaderi,
Giderken yanınızda benden çok şey aldınız.
O günlerde saklıdır mutluluk anılarım,
Senden ayrı geçen bir günün bile,
Hasretliği çok zor gelirken bana,
Yokluğunda hayat olur bir çile,
Seni seven kâlbim dayanmaz buna.
Gönlümde ben sana yaptım o tahtı;
Seni ne kadar çok özlediğimi,
Anlatmaya kalksam cümleler ile
Kalemler tükenir, sayfalar almaz,
Kifayetsiz kalır sözcükler bile.
Nedir ki bülbülün çektiği çile;
Şu ömrümün geri kalan günleri,
Sensiz geçecekse, ne anlamı var...
Kim doldurabilir boşalan yeri?
Acı verir bana tüm hatıralar.
Bedenim kölendir, ruhum esirin;
Kavuran bir ateş gibi,
Yakar aşkın gönlümü.
Kâlbimin tek sahibi,
Mutlu kıldın ömrümü.
Sana duyduğum sevdam,
Hasretin gönlümü yakan ateştir.
Parlayan gözlerin sanki güneştir.
Bu güzelliğine melekler eştir.
Severken bu kâlbim seni delice.
Acıyla, neşeyle geçer her anım.
Yıllar yılı hasretle,
Yollarını gözlerken.
Ne acılar çektim ben,
Seni kâlpten özlerken.
Kavuşmak için sana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!