Hey gidi dünya,
Sen döndükçe biz savrulduk.
Bir yanımız umut,
Bir yanımız yorgunluk.
Güneşi bol verdin,
Hiçbir dil,
Bir özlemi tam anlatamaz.
Ya da bir gurbeti…
Ne kadar denese de,
Eksik kalır heceleri.
Bir gül dalına astım dileğimi,
Gece serin,gökyüzü açık.
Ay sessizce bakıyor yukarıdan,
Hızır geçecekmiş bu vakitlerde.
Yol alıyorum...
Zincir yok artık kalbimde,
Hafifim…
Özgürlüğün en derin yerindeyim.
Yürüyorum gecenin koynunda,
Karanlığın üstüne basarak.
Çatısı kiremit,
Duvarı zaman kokan,
Bir köy evi düşün.
Avlusunda yasemin,
Penceresinde gün batımı bekler.
Bir minderin sessizliğine, Yaslanmış gövdemiz,
Huzurlu bir kalp,
Tek başına bile çiçek açar.
Kimse bakmasa da yüzüne.
Bir sandalye yeter bazen,
Bir bardak çay,
Sen,yeter ki,
İnan kendine.
Bir de yüreğini koy ortaya.
Gülümsemek zor iş değil,
Onu da eksik etme yüzünden.
Bazen insan,
Kendi sesinden sıkılır.
Aynada gördüğü yüze yabancı gibi,
Bir bakış atar geçer kendine,
Konuşsa ağlayacak gibi susar.
Bir çocuğun gülüşü,
Açan bir çiçek gibi,
Dikenleri unutturur insana.
Göz göze gelince umutla,
Dünya yumuşar biraz daha.
İnsan isterse dünya çiçek bahçesi olur.
Bir yudum sevgiyle başlar,
Bir gülüş çoğaltır sabahı.
Ellerimiz toprağa değdi mi,
Umut fışkırır her köşeden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!