Ah bir anlatabilsem sana derdimi
Yıldızların altında
Issız bir gecede açabilsem içimi
Göreceksin desem
Her zerresinde kendini
Sıcak kumlarla ayak buluşturmayı
Dalgaların kıyıya vuruşunu
Denizin iyot kokusunu,
Martıların kanat çırpışını seviyorum
Yağan karda düşe kalka yürümeyi
Ömür dediğin dünyada dört mevsim
Karanlıktan karanlığa yol alınan
İlkbahar
Vakit zamanın karanlık rahminden
Günün ilk ışıklarına yol alma vakti
Yokluğun gecesinden
Ey sevgilim haberin var mı?
Bu yıl
Şubat yirmi dokuz çekecek
Ve ben bir gün
Daha fazla seveceğim seni
Yağmur toprağın
Güneş çiçeğin
Rüzgâr bulutun duasıdır
Kulunun duasına mı?
Kayıtsız kalacak
Dudak payı mesafeler
Bitmek bilmese de
Varmak için tadına
Her yudumlanan çay
Seni hatırlatır hep bana
Bekleme sakın vuslatı ayrılık diyarıdır bu
Gündüzü kar gecesi buz gam diyarıdır bu
Tüm ömürde
Tek mevsimin yaşandığı... kış diyarıdır bu
Bir hayaldir dar-ı dünya
Tattırmaz kimseye gerçek sefayı
Bir nefestir dar-ı dünya
Buldurmaz kimseye gerçek şifayı
Bir hasrettir dar-ı dünya
Başkasının rüyasını görmedim hiç
Tanıyamam senin de geceni
Hakikatin bakışları acı
Nabzı alınmayan düşler dünden yaralı
İçimi ısıtan bakışlardan istiyorum
Uyusun diye çocukluğuma anlattığım
Her masal;
Benim sana yeniden uyanışım
Çocuksu
Duygularla düşlere sarılışım
Yollardaki fren izlerine inat




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.