Dileğim odur ki gökte
Bir tek yıldızlar
Yerde ise
Sokak
Lambaları kalsın uykusuz
İnsanlar
Açılmış kapanmaz halinden belli
Sefil dilencinin buruşuk eli
Soğuk havalarda köşe başlarında
Koşuyor anlık ekmeğinin peşinde
Yaşıyor mesele yaşamaksa
Hala varlığını sürdürme telaşında
Okumak, yazmak
Yetmez bugün
Konuşma, bağırma
Anlatmaz mecali
Söz meclisinde
Olmak nafile bugün
Sırtımda gam yükünden eski bir heybe
Gel de azalt Yunus’um gönlün çilesini
Ön kefe kaygı yüklü arka kefede korku
Gel de indir Yunus’um ömrün yükünü
Saçlarımızda sabrın solan yaprakları
Ah bir anlatabilsem sana derdimi
Yıldızların altında
Issız bir gecede açabilsem içimi
Göreceksin desem
Her zerresinde kendini
Sıcak kumlarla ayak buluşturmayı
Dalgaların kıyıya vuruşunu
Denizin iyot kokusunu,
Martıların kanat çırpışını seviyorum
Yağan karda düşe kalka yürümeyi
Güllerin bağını dermekse niyetin
Kokla gülü dikenine dokunma
Aşkı tattım dersen fani dünyada
Girmeden gönle tenine dokunma
Sonbahar rüzgârına boynu bükülü
Ömür dediğin dünyada dört mevsim
Karanlıktan karanlığa yol alınan
İlkbahar
Vakit zamanın karanlık rahminden
Günün ilk ışıklarına yol alma vakti
Ey sevgilim haberin var mı?
Bu yıl
Şubat yirmi dokuz çekecek
Ve ben bir gün
Daha fazla seveceğim seni
Yağmur toprağın
Güneş çiçeğin
Rüzgâr bulutun duasıdır
Kulunun duasına mı?
Kayıtsız kalacak




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.