Açılmaz pencerem artık gökyüzüne
Son yıldız kaymış
Dolunay inmiştir çoktan denize
Çılgın fırtınalar
Kavgamızı anlatır kumsala
Geliyorum deme sakın bana
Yol alamazsın benimle
Göremezsin gözlerimle
Buluşamayız ortak hislerde
Sığdırabilir misin dünü bugüne
Silebilir misin bugün için yarını
Penceresine yanaştım yıldızların
Yakamozu seyirdeyim
Dolunay ile yıkadım geceyi
İçime oturan yalnızlık
Vurdukça hasretini ıssız kıyıya
Ellerimin içinde saklı
Ramazan aylarının
Arka bahçelerinden
Toplanmış
Eğri mi eğri
Özürlü ibadetlerim
Mutluluk küçük şeylerde gizli
Tek damlada
Deryayı bulmak gibi
Bir lokmada şükrü tatmak,
Tek nefeste
Tüm kâinatı solumak gibi
Sen gözlerde âlem dillerde zerre gibisin
Sen gönlüme hem dert hem deva gibisin
Şimdi bakışlarının sadece yarısı bende
Ötesi hüzün yüklü uykusuz gecelerde
Gelip kuşattığında alnını orta yaşın kışı,
Uzun gecelere
Yolcudur elden giden gençlik
Güzellik kar altında, kalmaz delikanlılık
Çığ altıdır hevesler umut donar ayazda
Vakit savaş sonrası kıtlık yılları
Gecenin koynunda yoksulluk
Zaman geçit vermez umuda
Sular donacak kadar soğuk
Açlık karakışın kara ayazında
Zirve noktası
Giderim senden uzaklara
Kalbimin
Kapısında bir aralık
Açıldıkça acıtsa da
Sensiz yüreğimi yalnızlık
Bilirsin her sözü de kaldıramaz gururum
İstenmiyorsan boynumu büker giderim
Mahşere kalsın diye bırakır da hakkımı
Mevla’ya sığınır sessizce çekip giderim
Bilirsin kimseye de şikâyet edemem seni




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.