Ne zerreden haberdarım ne de âlemden ayrı kalırım
Âlemde zerre bil ki benim zerrede âlem seni tanırım
Güneş dağların ardına sönmek ömrüme düştü
Ay bulutların arkasına karanlık geceme düştü
Gölgeler dünün ardına hayaller yarına düştü
Kim dost kim düşman ayırmak zamana düştü
Ey karanlığın içine saklanan
Sarsıcı bakış
Sen görmeyi gözden mi sandın
Kendini göremeyen alemi görse ne
Ben sana meftun
Sen bana kördüğüm
Her gece, gölgesi gelir diye düşlerime
Yastığımın yarısını ayırdığım yar
Hiç uyarmadan dalgalar
Nasıl boğarsa
Kasırga nasıl
Köklerinden sökerse
Issız bir gölde
Sabrın gölgesine sığınmış bir kamış misali
Her ne kadar yadırgasam da yerimi
Bekler ömrüm şükre yol alınacak günleri
Gönlün kendi sahnesine has
Yolları vardı
Zihnin hiç gidip gezmediği
Yaprağı soluk toprağı soğuk
Hüznün adresi
Açılmaz pencerem artık gökyüzüne
Son yıldız kaymış
Dolunay inmiştir çoktan denize
Çılgın fırtınalar
Kavgamızı anlatır kumsala
Masum dalgalar
Uyuduk bu soğuk ve karanlık yıldızsız gecede
Uyanmadan da tan vaktine, tek yastıkta uyuduk
Kaldır beni ey derin uykularımın yalan düşü
Kaldır da gerçek düşlerimin asi şiirlerine götür
Yüreğimi okşayan gülüşün yaşatır şiirlerimi
Bilirsin her sözü kaldıramaz gururum
İstenmiyorsan boynumu büker giderim
Mahşere kalsın diye bırakır da hakkımı
Mevla’ya sığınır da sessizce giderim
Bilirsin kimseye de şikâyet edemem seni
Nar-ı ateşinde yanmaya geldik
Zehirden dikenler gölgesinde
Kokuna bürünmeye geldik
Çiğ tanesi yağmur serinliğinde
Aşk yaranı sarmaya geldik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!