Dört bir tarafımda sınırsız
Bir kalabalık
Yalnızlığımı haykırır
Arkamdan
Açmam açamam ağzımı da
Suskunum tahta bir tabutta
Henüz yirmi üç yaşındasın
Ömrünün ilkbaharındasın.
Yüzünde çaresizliğin resmi
Anne olma telaşındasın
Bir yoğun bakımda minik
Ufak sahnelerde büyük acılar yaşamışım
Bütün insanlığın derdini yüklenmişim
Ne zaman
Sensizlikte arasam hakikati
Meğer öpüldüğüm yerden vurulmuşum
Bir sabah uyanır bulamazsan beni
Sabıkalı dünün anılarında değil
Yüreğine
Bir hasta çocuk gibi bakacağım
Yaşanmamış
Günün masumiyetinde ara beni
Uykularımı gecenin karanlığına astım
Düşlerde seni aradım
Dolunay aydınlığında görünce yüzünü
Gecenin sessizliğinde sesini aradım
Arayıp da bulan var mı dünyada
Aranıyorsa mutluluk
Mutlu değilsin aslında
Hesapsızca yaşamaksa anda
Yakalanır mı hiç;
Mutluluk dediğin
Durur bir anda akıp giden zaman,
Yoksa iman, hüsrandadır insan
Silinir ay, söner yıldızlar
Kaybedersin yönünü
Kararan gecede
Kalbim; dalları meyveden eğilen
Bir elma ağacı gibi herkese açık
Gönlüm
Şarkı söyleyen bir kuş gibi
Oturuyor dalda kolu kanadı kırık
Bu kaçıncı uğruna yemin bozuşum
Kaçıncı tövbeden dönüşüm
Seni yeniden sevebilmek adına
Kaçıncı doğrularıma yenik düşüşüm
Benim günahım senin gönlünde,
Aşk; başka bedende
Yaşama
Dürtüsüdür aslında
Hüzünden
Haz almaktır belki de




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.