Ve geç anladım bugünün derinliğini
Bütün gün
Zavallı bir adamı dinledim anılardan
Geçmişten esen rüzgâr
En acıklı türküleri söyledi gitti
Başımı yarınların karşısında
Ana karnında has bir oda dokuz kat sünger döşeli
Şu karanlık
Tünelden baş boyun iki büklüm olmadan çıkılmaz
Ne dert var ne tasa her şey sunulur göbek bağında
Göçe hazır olsan da
Hadi yürü bakalım yürüyebilirsen
Yeni umutların peşinden
Kırılan hayallerin yollarına enkaz
Dünün yükü
Yarına taştan örülü duvar
Korkuların ayaklarına bağlı zincir
Sebepsiz yere alıp başını
Gitmelerindendi
Gülen yüzün solan bakışı
Yokuş yukarı akınca sular
Başkalaştı
Dikensiz gülün de kokusu
Yaşadığım yıllardan çok şey anladım
Kendime uğrayınca kırık aynalarda
Hakikati aradım yalnızlık diyarında
Meğer ne de yalnızmışım
Bu hayat yolunda,
Anladım gölgem ile aynı dili konuşunca
Birer harf gibiyiz,
Aynı alfabede
Birimiz sesli
Diğeri sessiz.
Mesela u ile s gibi
Dört bir tarafımda sınırsız
Bir kalabalık
Yalnızlığımı haykırır
Arkamdan
Açmam açamam ağzımı da
Suskunum tahta bir tabutta
Henüz yirmi üç yaşındasın
Ömrünün ilkbaharındasın.
Yüzünde çaresizliğin resmi
Anne olma telaşındasın
Bir yoğun bakımda minik
Bir sabah uyanır bulamazsan beni
Sabıkalı dünün anılarında değil
Yüreğine
Bir hasta çocuk gibi bakacağım
Yaşanmamış
Günün masumiyetinde ara beni
Durur bir anda akıp giden zaman,
Yoksa iman, hüsrandadır insan
Silinir ay, söner yıldızlar
Kaybedersin yönünü
Kararan gecede




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.