Eskiden kar yağardı adam boyu
Kasabadaki evler kardan şato olurdu
Galağlar piramit gibi sıralanırdı
Sokak lambasının sarı ışığı altın sarısı
Yine bir sonbahar akşamında
Hayaller sağanak yağmur altında
Biteviye yağan diri damlalar
Kendine yol bulmuş akıyorlar
Dağın Dorukları beyaz
Ovada kıvrılarak akan nehir berrak
Denizler nedense koyu mavi
Dağın etekleri yeşilli güllü dallı
Sıra dağlar görkemli ve oldukça dik
O dağdan ötekine atlayarak gezen alageyik
Bazen bu kasabadan çekip gitmek
Bir dönemi tümüyle silmek geliyor içimden
Çok şeyine katlandım sevgimden
Yılıyorum yoruluyorum üzülüyorum
Burada daha fazla neden kaldığımı
Düşünüyorum ama bir türlü bulamıyorum
Hayallerine duygusal derinlik katamazsan
Seni sabitleyen zincirin olur daha da gidemezsin
Çektiğin sıkıntılar dostun olur itiraz edemezsin
Bu işin en güzel tarafı seninle büyümek oldu
Geçip giden bir vefasız ömürdü
Gideni biz sadece o an sandık
Oysa aylar su gibi akıp gidiyordu
Bizde aylara daldık oyalandık
Hazanın hüznü geldi geçti
Seninle ilgili tereddütlerim vardı
Bir türlü karar veremedim
Ya aşkın yalandı yada hayalin
Artık kalmadı eski gizemi
O muhteşem lacivert gecelerin
Öyle kolay değil bunca özleme rağmen yaşamak
Bir fincan çayın buğusunda vuslat aramak
Hatırlamak kolay ama,gecenin yüzü karanlık
Susmuyor beynimde kaynayan davet
Sadece kendi sevdanda kaybolma,
Başka duygulara kapanırsan
Varlığın güzelliğini nasıl anlayacaksın?
Birini severken bütün âleme küsmek,
Senin yanında hep dik olurdu omuzlarım
Taze bir güven duygusu ile tutunmuştum hayata
Düşen moduma çare olur mu?şimdi sensiz sükut
Ayrılığın ne demek olduğunu şimdi anladım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!