Erkekler sessiz yangınlarda büyür
Külleri, ince bir hüzün gibi çöker içlerine
Gecenin hüznünü yaşarlar yüreklerinde
Hiç kimseye duyurmadan
Bu yine bizim kasabadaki
Erken akşamlardan biridir
Şu an Zakirin Meyhanesinin
Tamda açılma vaktidir
İki kadim dostun buluşma
Günahkar duyguların kavuşma
Lügatımdaki tüm kelimeleri bir bir kullansalar
Yine de yaşadığım cehennemi kimse anlatamaz
Eşkiya masallarındaki eziyetin bin dirhemi
Girse gönlüme benden bir çakıl taşı koparamaz
Yoruldum ama hiç bir şeye değmedi
Hayatı güzelleştirmek için çabaladım olmadı
Bu saatten sonra pişmanlık fayda etmiyor
Eski hep özleniyor ama yaşanmıyor
Yüksekte uçmak için güçlü kanatlara
Dayanmak için düşlere ihtiyaç vardır
Bazen giden gider, gittiği gün de biter
Arkasından esağmesi okunmaz
Gerçek seven gitsede hatırası asılı kalır
Çok uğraştım ama sana ulaşamadım
Ben duygu seli içinde yüzerken
Sende bir yağmur damlası görmedim
Karşılık göremez isem dayanamaz giderim
Çok eski zamanlardı
Eski ama çok da güzeldi
Hele sevmeleri sessiz
Yanmaları sebepsizdi
Ne gösterişe gelirler
Nede gerekçeleri vardı
Sisler bulvarında parlayan
Bir çift göz gibiyim yolumu arıyorum
Geçiyorum aynaların arasından
Kırık gölgeler beni karşılıyor
Bu gün sokakta çok eski bir şiir gördüm
Mısra mısra yürüyorlardı
Oturdum bir köhne banka
Seyrettim onları hayranlıkla
Hayata güzel bakıyorlardı
Mevsimlerin suçu yok
Kardan kıştan başka gün mü gördük?
Bir nağme olduk yollara döküldük
Gidecek başka limanımız mı kaldı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!