Ben sana yar olmaya gelmiştim
Yurt olup sinende kalmak istemiştim
Ama gördüm ki sen kuru bir dalsın
Sana sunulanın ne olduğunu henüz anlamamışsın
Gidenin arkasından ağlamak nafile bir iştir
Boşa sebep arama bu derin bir his meselesidir
Hasret yürekte kalan ince bir sızının adıdır
Çoğu zaman belli etmeyen gizli bir yaradır
O yem yeşil baharlar bizimde hakkımız
Zaman anılar mezarlığı olmasın
Bakıyorum da fotograflar çok acımasız
Özleyen şöyle biraz zamandan mücerret
Bir köşede sükut ile barışık
Şafak gecenin en karanlık anıydı
Bizim topraklarda kadın duyguları
Şafağın da önünde uyanırdı
Gün onun ellerinden doğar
Yıkardı kederinden kararan karanlıkları
Güneş geç doğduğundan utanırdı
Göklere kondurulmuş yıldızların en güzeli
Yerdeki bütün çiçeklerin en tazesi
Ölümüne sevdamın nadide meyvesi
Sözlerime kulak verip beni dinlemelisin
Ben gökteki yıldızları önüne seriyorum
Sen hâlâ iki kelimenin peşindesin
Bir damla göz yaşına hayalini sığdıramadım
Unutmak o kadar kolay olsaydı
Gözden akan ilk yaşta her şeyi silip atardım
Bazen ağlamak yerine
Şu kısa ömür aslında insafı aramakla geçermiş
Zaten insanı farklı yapan da affettikleriymiş
Sabır için güç gerekir gerçekten seviyorsa insan
Tevazu yeterli olacaktır biraz halden anlıyorsan
Seninle sohbet bir mutlu gün idi bitti
Gözlerindeki hüzne dalmıştım
O güzel gülüşlerin bir anda söndü gitti
Hasret boş bir ütopya mıdır ?
Ulaşamadığını düşündüğün kişiler
Yerlerde sürünüyorlarmış meğer
Suretin kıymeti olmazmış muhteva olmadan
Her şeyin özünde derin bir iz kalırmış manadan
Ben bir gülü bilirim birde papatya
Birde ihtişamıyla tepede duran Orkide
Zerafetin ve ihtirasın gözde çiçeği
Cılız ve uzun gövdeye
Cimrice serpiştirilmiş
Dolgun bir o kadar da koyu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!