Dün gece rüyaya beni görmek için mi yattın,
Susma söyle sevgili,
Hayatına anlam diye yalnız beni mi kattın,
Bilirsin ne çok hasretim,
Senden gelecek tek bir sevda sözüne,
Dilin söylemeyecekse kaçır gözlerini benden,
Sensiz bir gece daha dayandı kapıma.
Bir karanlık daha dizildi boğazıma.
Yutkunmam gereken,
Bir gün daha çıktı karşımda.
Atlatmam gereken.
Sense kim bilir hangi kollarda,
Bak;
Bir günü daha tükettik ömürden.
Bir gün daha yaralandık gönülden.
Uzak durduk,
Ayrı kaldık,
Yaşadık sandık ama sadece yaşlandık.
Tut ki;
Sen diye çarpan yüreğim durdu,
Toprağım yağmura hasret,
Güllerim soldu,
Tut ki;
Son yaprağım da kurudu,
Gözlerin hüzünlü sevgili,
Yoksa tane tane süzülen yaş mıdır?
Siyah bir örtü gizlemiş saçlarını,
Bana bayram olan sana yas mıdır?
Gördüm ya seni son bir defa,
Fark etmez artık,
Çok büyük konuştum,
Daha yürümeyi bilmezken tuttum aşka koştum.
Tam yakaladım sanırken,
Baktım ki yalan olmuştum.
Meğer gördüğüm rüya imiş uyanmıştım.
Meğer bir hayal imiş, gerçek sanmıştım.
Kim derdi ki;
Sana yazılan şiirleri,
Başkasından dinleyeceksin.
Her satırını beğenip,
Aşkın ne güzel diyeceksin.
Kim derdi ki;
Gözümdeki yaşı görenler sordular,
Neden bu yaşlara sebep cananla berabersin,
Ben sevdamı sularken, onlar bunu üzüldüğüme yordular,
Oysa aşkım ateştir benim, gözyaşım su,
Yandığımı değil de, söndüğümü görünce korktular.
Bazen;
İhtiyaç duyuyor insan,
Bir sevgili bakışa,
Dil ‘’istemem’’ dese de,
Muhtaçmış aslında şefkatli bir dokunuşa.
Sevmek güzel sözüm yok da,
Ey candaki canan,
Sen beni sakın kırma.
Ben zaten,
Seni kırdığım yerden kırılırım.
Ey sevgili,
Ne olur bana bir daha bağırma.




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim