Git diyorsun...
Kalbim sendeyken beni ele gönderme,
Uzaklaştıkça nefesim tükeniyor,
Sakın kimselere verme,
Attığım her adımda bacaklarım titriyor,
Ayaklarım birbirine dolanıyor,
Dediler ki;
Bu aşkı öldürmeye meylediyormuşsun,
Etme...
Beni de aşkımı da bırakıp,
Başka gönüle gidiyormuşsun,
Gitme.
Gitmeyi bileceksin...
Şimdi buna mecbur muyum diyeceksin.
Kızacaksın, ayak direyeceksin.
Oturup kalmak isteyeceksin,
Ama yine de gitmeyi bileceksin.
Çaresi yok çünkü.
Üzülme;
Ben bugün değil,
Dün değil,
Gittiğin gün ölmüştüm...
Nefesim kesilince,
Ya da bedenim gömülünce değil,
Söyle yar,
Gittiğin o yerde seni bekleyen ne var.
Bu kadar mı gerekliydi gidişin,
Bu kadar mı çoktu özleyişin.
Söyle yar,
Bensiz hayatın ne tadı var.
Ne zaman gideceği mühim değildi.
Ha bugün ha yarın.
Olmadı sonraki gün.
Ama gideceği belliydi.
Zaten kalışı misafir gibiydi.
Anlamadığım benimle derdi neydi.
Öyle bir gittin ki benden,
Köprüleri yıkıp, kapıları çarparak,
Günahıma girip, ahımı dahi alarak...
Artık istesen de gelemez,
Pişman oldum bile diyemezsin...
Gittin;
Bir bıçak gibi kanımı akıttın,
Gittin;
Kor ateş gibi canımı yaktın,
Her şeyi bir çırpıda mazide bıraktın.
Sen gittin ve beni,
Nereye gittin sevgili;
Göz görmez oldu kimseyi,
Gittin gideli...
Nereden bilirdim ki,
Bu aşkın sonunun ayrılık olacağını.
Nasıl inanırdım ki,
Gün gelip seni ellerin alacağını,
Yar diye saracağını,
Sensiz kalacağımı...




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim