Sevgi, insanın kendi kalbine
usulca gelen bir uçurum mu,
yoksa düşerken bile
tutunmaya çalıştığı son dal mı?
Ben, vicdanımla kalbim arasında
Fonda bir şarkı, birsen tezer...
gece susmuş…
Ben yine seni düşünüyorum.
Seni sevdiğimden gelirim
senin geçtiğin sokaklardan.
Gözlerinde ,
Özlem yüklü bulutlar dağılsın ,
Sevgilim gamzeme hasretliğim var ,
Kipriklerindeki günde batımlara ,
Ciğer yanığı var her adımda.
Bir afet geçti—
her şeyi alıp götürdü.
Ama asıl yıkım
geriye kalandı.
Hayat, yüksek doz alınmış bir ilaç gibiydi;
Alkolle bile susturmayan, öldürmeyen değil mi?
Morfinin etki etmediği bedenimdi
Söz sana eşiğinden geçmeyendim..
Yüreksizdim ki ...
Okuduğum lanet bendim,
Beş parmak dağlarında esintisine kapıldığım rüzgarı da bilirim.
24 saatte 6 saatlik uykulara talibim ki sen gülümse diye ,
Düşündün mü İstanbul kadar uzak Adanın sıcaklığı kadar yakınım kalbin kadar sana .
Hissettiğin Köprü manzarasında gülümsemen miydi kalbine sıcaklığı ,
Beni bizi izledim senin gözünden kalbinin koridorlarından geçtim ki neden kirpiklerinde takıldım.
Senin gözünden gülümsemek için ..
Adım yok artık,
senin çağırmadığın bir isim neye yarar…
İzim yok,
senin dönüp bakmadığın yerlerde
iz bırakmanın anlamı kalmaz.
Yolum yok,
İçimde eski bayramlara telaşlı bir çocuk,
Neyin telaşı be çocuk,
Sende kalan anılar, sende kalan mutluluklar vardı.
Şimdi dün, geçen gün, geçmişte umutla yad ediyoruz,
Birer yıldız gibi kayıp giden zamanlarda.
Uzun çekim kahve haliydi hayatımızdaki sessizlikte senden öğrendim, Bir kahveye bile anlam yükleten adamım .
Hayatın dik yokuşunda bekleyen de sessizliğinde gülümserse diye dünyalara bedel umutlarım var !
Yutkundum düşündüm gözlerimde dünün kaygısı ,
Özlemin burnumda kokun var,
Hangi yöne dönsem yıldızım nerede !
Cemre derler;
önce havaya düşer,
sonra suya,
en son toprağa…
Kimse söylemez,
bazı cemreler yıllar sonra




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!