Ciğerim mevsimsiz tutulmalarda.
Göğsümde yitirilmiş sonbaharlar…
Takvimsiz, adı konmamış, hazansız.
Kaç mevsim eksildim,
kaç kez döküldü içim?
Tozu dumana kattığım yıllar
seni geride bıraktı sandım.
Oysa insan
en çok sevdiğini
gidebildiği yere kadar götürebiliyormuş.
Efe’nin dünyasında
abla,
teyze yarısı,
tavlada oyun arkadaşım kahkaham,
.
Gönlünün kıyılarında alabora olmuşum,
Rüzgârında kimi zaman fırtına,
Kimi zaman ılık bir meltem eserdi;
Estiğin anlarda alıştım,
Ne de olsa rüzgârında savrulmak benim kaderimmiş gibi.
Sevgili,
Gece çökerken adını içimden geçirdim,
Ses etmedim,
Rüzgâr duymasın istedim.
Gün batımı çoktan sönmüştü,
Ama senin gülüşün hâlâ ufkumda asılıydı;
Varlığıyla kalbim bir hissi ise
Varlığında evi ısıtamayanın gönlümde seyyahlığı var !
Bu gönül neden cennetinden mahrumdur ki!
Yokluğuyla tüm şehri üşütmesi miydi gönlümün garipliği,
Ben miyim garip gönlüm mü sevdasında garip sevgilim !
Özlemek mi garip olan ya da neydi benim parmak uçlarımda his kaybı hep üşümüşlüğüm bedenin yangını !
Leyla’mdı dediğin saatler miydi,
Yoksa geceden kalan yalan sözler miydi ?
Ah, kara sevda mı demeli buna,
Gönlümün en karanlık yerinde duran o yara.
Gözlerin görmedi, duymadın sesimi,
Geldim kapının arkasında bendim ,
Kalbine gülümseyende ,
Seni sen kılan bizi biz kılan ruhundu ,
Kapıyı açmadın geldim.
Aynı şehirde akıl tutulmamsın aç geldim,
Ya gülümsersin ya koştuğumda sarıp sarmalarsın .
Benim adım zamandı aslında ;
Beklemekle sabrımın adına gülümse denildi,
Üstüne rengarenk şiir kitabı bile yazıldı ,
Kitabın sahibi sahafcı da okursa akşama gün batımı olurmuş:)
Adres belliydi gönlünün kıyısından gökyüzünden merdiven inşa edildi ilk basamakta mutlu ol gülümse denildi,
İkinci basamakta kalbine sükunet istenildi ki öfkeli anlarınızda sakinlik olsun diye.
Özür dilerim,
Korkularım vardı—
gecenin cebinde küflenen
paslı anahtarlarım.
Hatalarım vardı—




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!