Çok özledim adamım,
özlemek değil bu —
adını her andığımda
içimde yer değiştiren bir mevsim.
bütün mevsimsel tutumlarda sen geldin.
Ciğerimle takas edeceğim tek ruhumdu sen; yine anlamadın...
İçimde susturamadığım bir kış oldun, ben sana hep bahar diye sarıldım.
Ellerim semaya açık, avuçlarımda eskimeyen dualar taşıdım...
Söyle, ne vakit senden gittiğimi sandın ki?
Ben hep sende yaşadım, nefesimi senin kalbine emanet bildim.
Etme artık...
Gönlümden kuşlar geçiyor,
her biri bir düşüncenin kanadı.
Sessizce konuyor kalbimin kıyısına
ve yine sessizce uçuyorlar.
Yüzüm güneşe dönük,
Adım Elif’ti belki—
ince, uzun, tek başına.
Bir harf kadar yalnız,
bir kelime kadar yarım.
İnsan en çok sevdiği kıyıdan çekilir
Sustuğun kadar yetimim…
Sustuğun kadar sevdasında ölen,
mezarı kendi göğsünde biriyim.
Sustuğun kadar
etim kemiğimden değil,
Korkuyorum…
Gecelerden biraz.
Rüyamda
küçük bir kız çocuğu
ellerimden tutuyor.
Bir karavan,
bir kahve,
bir sahil,
bir de sen…
Deniz kıyısında bekleyen
Ciğerim mevsimsiz tutulmalarda.
Göğsümde yitirilmiş sonbaharlar…
Takvimsiz, adı konmamış, hazansız.
Kaç mevsim eksildim,
kaç kez döküldü içim?
Tozu dumana kattığım yıllar
seni geride bıraktı sandım.
Oysa insan
en çok sevdiğini
gidebildiği yere kadar götürebiliyormuş.
“şiir” yazdırma demiştim…
Kelimelerim kanat, ruhum sana emanet.
Beni anladığın anlarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!