Aşk… sana da aşk olsun,
En çok özlenen sensin.
Aşk, sarılıp kucaklaşmaktı,
Sevdanın baharında gülümsettiğin hallerim yeterli sebep değil mi.
İçimde ateşten bir gömlek var,
Ne yangını diner ne de özlemi ,
Özlem mi vatan gibi vefalı sevgisine sahip,
Yangın mı hiç dinmeyen bir sızıya karşı direnç bandım ,
İlkti hep kalp sancısı der geçerim sandım ,
Nerden bileyim ateşten gömlek olup hep yakacağını sevgilim,
..Kalbim bir şehir, sen en parlak sokağı,
Kaybettiklerim gölgeler gibi geçer,
Ama sen… ayakta kalan tek ışığım hâlâ.
Geceler sessiz, yıldızlar uzak,
Ellerim boş, ama hatıraların sarmalıyor beni,
Özledim küçük kızın üşüyor,
Sarılmadığında araftayım yerim yok,
Tanrımdın ya ,
Evimizi yuva kılan babamdı,
Berattı ya kandilindi ya ,
Sessizce yalvarırım,
Uyku, bir zamanlar evdi.
Ev, senin sesindi baba.
Şimdi mezar taşı soğuk,
Ama toprağın altında bir bahar var.
Yağmur yürüdüğüm yolları çoğalttı,
Ayaklarım takatsiz,
Üç yaşındaki bir çocuğa annesizliği anlatamazsın…
Çünkü bazı eksikliklerin dili yoktur; yalnızca küçük bir yürekte usulca büyüyen bir sessizlik olur.
Peki ya on yaşına kadar, çaresizliğini kimseye duyuramamış bir çocuk varsa?
Belki de her sustuğunda, içinde bir kuş biraz daha kanatlarını kapatıyordur.
Ölüm, kapıya dayanan bir rüzgâr değilmiş;
avuçta titreyen son nefesmiş.
Bu gece anladım.
Açılmayan telefon
karanlığın nabzı oldu.
Baba…
Kalbim huzur bulur mu, bilemem.
Gece derin, içim sessiz.
01:51…
Güzel insanlara gülümse..
Denize açılan sokakları var mı gönlünün kıyısının,
Karanfil ve begonvil memleketimin her sokak başı sevda,
Sen koktu kara sevda kokusu vardı,
Sahi uğrak verdiğin gönüle dayanmak nedir .
Ahmet Arif hasretinden prangalar eskitmişte,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!