Korku göğsümde bir gölge,
ölüm nefesimin ardında bir kapı,
kalbim ritimsiz,
çatlayan buz parçalarının yankısı,
nefesim eksiliyor,
İki yol kıyısı değildik artık,
aynı galaksinin savrulmuş iki yıldızıydık;
ışığımız birbirine değmeden
karanlıkta dönen.
Sen dün geçip gittin,
Gidiyorum.
Önce içimdeki benden eksilerek.
Sevdasından kaçan bir yazgının
tozlu yollarında yürüyorum.
Cesur bir kız çocuğu değil artık,
Vurdum yollara, baba…
Ayaklarım değil, kalbim yürüdü sanki;
Her adımda biraz daha eksildim.
Baba yoldaşım geceler ve senin hasretin..
Geceler…
Cumhuriyet gibi sevdasına bağlıdır,
Vatan gibi ateşten gömlektir yazgında,
Hürriyet gibi tek sonsuz yıldız hissidir,
Sahi sevgilim bütün güzel nedenlerin başında sensen,
Memleket gibi cesur sevdanda vefan kadar saygına izdüşümüm var,
Bugünlerde kalbine izdüşümüne sükunetin olsun!
Demlenen kalbe
bir sek rakı.
Bir uzun çekim kahve.
Bir de sen.
Şehir uykusuz.
Sabahın zifirisinde yürüyorum ,
Ne aklım bende kalıyor
Ne de ruhumdaki nefesim !
Ben seni hissediyorum her şiir her anıyı seninle yaşıyorum,
Yaşadıkça kalbinin koridorlarında yaşıyorum yürüyorum yürüyorum özlemim katlanıyor,
Bütün dünyam sen bütün zamanlar sen
Çok özledim adamım,
özlemek değil bu —
adını her andığımda
içimde yer değiştiren bir mevsim.
bütün mevsimsel tutumlarda sen geldin.
Ciğerimle takas edeceğim tek ruhumdu sen; yine anlamadın...
İçimde susturamadığım bir kış oldun, ben sana hep bahar diye sarıldım.
Ellerim semaya açık, avuçlarımda eskimeyen dualar taşıdım...
Söyle, ne vakit senden gittiğimi sandın ki?
Ben hep sende yaşadım, nefesimi senin kalbine emanet bildim.
Etme artık...
Gönlümden kuşlar geçiyor,
her biri bir düşüncenin kanadı.
Sessizce konuyor kalbimin kıyısına
ve yine sessizce uçuyorlar.
Yüzüm güneşe dönük,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!