Sevgiliye mektup..
Özledim…
gecenin en sessiz yerinde adını fısıldadım.
Bir kadeh rakıya seni kattım,
Fonda Cem Adrian…
Yağmur, gecenin camına ince ince mektuplar bırakıyor.
Elimde bir kadeh rakı,
içimde sana açılan eski bir pencere…
Her yudumda biraz daha beyazlıyor gece,
Sek bir rakı…
Özlemine,
geleceğine,
varlığına desem…
Sessizce içilen bir gecenin
Ozbiden bizi hatırla…
Çok özledim,
öyle bir özlem ki
gecenin içine damla damla düşüyor,
masanın kenarında ben ve rakıda demlenen...
Refika’da başlar bazı hikâyeler,
masaya oturur,
kadehe bakar,
adını fısıldar insan.
Sek rakı gibi geldin hayatıma,
Kalp ruhla takas olur mu bir akşam vakti,
Refika’da seni andım rakının şahitliğinde.
Sekliğine kaldırdım kadehi, sevgili,
boğazımda düğümlenen bir “şerefe” ile.
Takas kabul etmeyen tek hakikat
Sen bende maviyi gördün,
ben sende kelimelerin yetmediği
bir sükûneti…
Gülüşümde bir yangın bulmuşsun;
ben senin gözlerinde
Kalbim kalbim kalbim ruhum ruhum,
Kim kimden gitti ben mi senden gittim mi !
Kalbinle ruhuna sor engeller senden bana ise,
Ben mesafelerinde degilim ruhunda nefes almaya devam ediyorum.
Ben senin ruhunda kiracı değilim hep misafirim,
Ben senin ruhunda kalbinde nefes alan çiçeğinim,
Evrende milyarlarca insan varken, bir tek senin varlığın geceme düşen ışık oldu.
Aynı masa,
zamana bırakılmış bir fincan kahve
ve duvara yaslanan bir sessizlik.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!