Güneşten sıcak kalbi kadar gülüşümde demlenen,
Bir yarim var yarenlik ettiğim, ruhumda gezinen,
Hayat kaynağım sensin ki her an,
İliklerime kadar senken damarlarımdan geçen kanımda canımda sen ,
Ne çabuk unuttum mu sandın ruhumdaki gezinen sevgilimi,
Şimdi sana söylüyorum ki İstanbul kadar büyükse özlemin,
Sevgiliye mektup..
Özledim…
gecenin en sessiz yerinde adını fısıldadım.
Bir kadeh rakıya seni kattım,
Fonda Cem Adrian…
Yağmur, gecenin camına ince ince mektuplar bırakıyor.
Elimde bir kadeh rakı,
içimde sana açılan eski bir pencere…
Her yudumda biraz daha beyazlıyor gece,
Sek bir rakı…
Özlemine,
geleceğine,
varlığına desem…
Sessizce içilen bir gecenin
Ozbiden bizi hatırla…
Çok özledim,
öyle bir özlem ki
gecenin içine damla damla düşüyor,
masanın kenarında ben ve rakıda demlenen...
Sekliğine hasret bıraktığın her güne…
Ah be adam…
Sekliğine bir sahil kasabasında,
gözlerinle denizin kıyısında
kaç seferlik yüreğimde özlem kaldı…
Refika’da başlar bazı hikâyeler,
masaya oturur,
kadehe bakar,
adını fısıldar insan.
Sek rakı gibi geldin hayatıma,
Kalp ruhla takas olur mu bir akşam vakti,
Refika’da seni andım rakının şahitliğinde.
Sekliğine kaldırdım kadehi, sevgili,
boğazımda düğümlenen bir “şerefe” ile.
Takas kabul etmeyen tek hakikat
Sen bende maviyi gördün,
ben sende kelimelerin yetmediği
bir sükûneti…
Gülüşümde bir yangın bulmuşsun;
ben senin gözlerinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!