Öldürdün beni…
Ömrüm kadar uzun bir şey var;
Dudakların, dudaklarıma müebbet…
Gel, karşıma otur,
Kes cezamı.
Avuç içlerine usulca dualar bıraktım,
vefanı yoldaş,
fedakârlığını nefes bildim.
Babacanlığında,
o koca yüreğinde
Şiirine dokundum;
Sanki sabahın ilk ışığı
Çiğ düşmüş bir ovaya değdi.
Her dizesinde
Toprağın kokusu vardı,
Sevdim hayalini, sevdim gerçeğini de…
Sevdim kalbime iyi geleni, seni de…
Sevdim kapındaki çiçek kadar yakın olmayı,
Sevdim kalbimle gülümsediğini, her anı…
Anda kalıp hasretimi dindirebilir miyim,
Ömrüm ufkuna kilitli...
Bir kez gelsen,
bir kez gözlerin gözlerime değse,
ufuk iner gamzeme,
gün yeniden başlar.
Güneşten sıcak kalbi kadar gülüşümde demlenen,
Bir yarim var yarenlik ettiğim, ruhumda gezinen,
Hayat kaynağım sensin ki her an,
İliklerime kadar senken damarlarımdan geçen kanımda canımda sen ,
Ne çabuk unuttum mu sandın ruhumdaki gezinen sevgilimi,
Şimdi sana söylüyorum ki İstanbul kadar büyükse özlemin,
Sevgiliye mektup..
Özledim…
gecenin en sessiz yerinde adını fısıldadım.
Bir kadeh rakıya seni kattım,
Fonda Cem Adrian…
Yağmur, gecenin camına ince ince mektuplar bırakıyor.
Elimde bir kadeh rakı,
içimde sana açılan eski bir pencere…
Her yudumda biraz daha beyazlıyor gece,
Sek bir rakı…
Özlemine,
geleceğine,
varlığına desem…
Sessizce içilen bir gecenin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!