Senli bir İstanbul düşü benimkisi.
Zümrüt yeşili gözlerindeki bayram geçidi.
Kalabalık caddelerinde rastlaşmak ümidi.
Heybetli Galata Kulesi,
Mağrur Kızkulesi,
Zindanım olan Yedikulesi,
Yorulduğuna değmiyorsa gitmek en güzelidir...
Varsın vazgeçmek de sevdaya dahil olsun..
Ben sana yanmaktan çoktan vazgeçtim
Kırdım sana koşulsuz koşan bacaklarımı
Buğulu gözlerimi paslı aynalara vurmaktan vazgeçtim
Kestim bileklerinden tutmadığın ellerimi
Nankörlüğünün ayak izlerini hanemden sildim
Hoyrat yağışlarını beşinci mevsime devrettim
İçimde onca zaman boşa akan kum saatini,
Dirençsiz hayatımın kefareti sayalı çok oldu.
Bedelini ödedim tüm kaybedişlerin.
Vakit epey geç oldu.
Bana müsaade.
Baharı müjdeliyor kuşlar, yaprakları yeşermeye yüz tutmuş ağaçlara.
Hüzünleri şah damarından asıyorum odamın tavanına.
Mavi bir huzur geçiriyorum sırtıma.
Pembe ceplerine çocukluğumu yerleştiriyorum usulca.
Aklı hala yakartop oynamakta.
And içiyor kalem tutan ellerim,
Herkes kalın kalın duvarlar öre dursun etrafına,
Ben yeşil yeşil sundurmalara mavi pencereler açıyorum.
Gri gri perdelerden geçmişini seyrederken baktığını göremeyenler,
Ben yüzlerce martının çığlığını selamlıyorum.
Gökyüzü kapalıymış,
Deniz sisliymiş,
Tüm imkansızlıklara kafa tutan bir umudum oldu bu sabah
Yüreğimin ucundan boşa damlayan ne kadar şiir varsa yuva oldu
İçten bir gülüş kaç para eder usta..?
Ya da tüm kalbinle sevmenin kilosu kaça..?
Özlemek mesela,
İçin rahat etsin diye sesini duymak ya da..?
Haber alamadığında meraklanmayı,
Sevdiğini gördüğünde elini ayağına dolaştıran telaşı kaç paraya yok edersin mesela.
Usta bir tamirciyim ben.
Kırılan yüreğimi her defasında tamir edecek bahaneler bulurum.
Malzeme sıkıntısı hiç çekmem.
Bahar derim, sabır derim;
Yarınların daha güzel olacağına inanır,
Karamsarlıktan uzak dururum.




-
Turan Ergün
Tüm YorumlarSerbest vezin şiirlerin en güçlü ve en güzel kalemi,şairine saygı ve selamlarımı sunuyorum..