Can Çalışkan Şiirleri - Şair Can Çalışkan

Can Çalışkan

Eğer ben bir erkek olsaydım,
Sevdiğim kadın ;
“Akşam ne yemek istersin” diye sorduğunda,
“Bir tas çorba olsun ama içinde illa sevgin olsun, yeter “ derdim.

Taktığı takıları, giydiği bilmem kaç yüz çift ayakkabıları,

Devamını Oku
Can Çalışkan

Erzurum’lu dedeye sorduk.

“Dede;seni aramıyor seni sormuyorsa kesin arayıp sorduğu başka birileri vardır diyorlar. Sen ne dersin..?”

-“Hızan göyünlerine galah gire,su damçisi gibi hatunun gıymayını heç edene ezilmeğe değmez gadasını aldığım.Eyleş hele çay içek,soyka göyünlüleri üreğimizden def edek.” dedi....

Devamını Oku
Can Çalışkan

Ey çocuk!
Bizler, güzel ülkemizin topraklarının her karışını, cennet vatanımızın misak-ı milli sınırları içinde tek bir düşman dahi kalmasın, bütünlüğü bozulmasın, ay yıldızlı bayrağımız ilelebet dalgalansın diye kanlarıyla sulayan ecdatların torunları olarak, onların bıraktığı emanete ihanet etmeden Cumhuriyetimizi 100. yılına kadar onurla, gururla getirdik.
Şimdi bu şerefli görevi devralmak sana düşüyor. Yoluna; andımızı okumanı yasaklayanlar, İstiklal Marşımızın bestesini uyumsuz bulanlar, yaşıtlarını çocuk gelin, çocuk işçi yapmaya çalışarak sırtından para kazanmaya çalışanlar, kirli ellerini bedeninde gezdirmek isteyenler ve onları affetmek için her türlü hukuksuzluğu uygulayanlar, örümceklenmiş beyinlerinden sızan ağlarını tertemiz beynine atmaya çalışanlar çıkabilir. Bizim kılavuzumuz büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve ilkeleri oldu. Senin de kılavuzun bu olsun. Soylu bayrağımızı, şanlı Cumhuriyetimizi gelecek yüzyıllara ulaştırmanız için bu asil görevi sizlere devrediyoruz. Biz çocuklarımızı böyle yetiştirdik. Sizler de böyle yetiştirin ki Cumhuriyetimiz hep var olsun.

Devamını Oku
Can Çalışkan

Ey İstanbul .!
Anamın bıraktığı yerden sar beni,
Sarmala.
Önüne gelene kul olanlara pul yapma.
Ruhu kurtlanmış, kalbi is bağlamış kullarını Kanlıca’da yıka.
Yedikule zindanlarına hapset,

Devamını Oku
Can Çalışkan

Eskiler ne güzel insandı .Komşuluk diye bir kavram vardı.Komşusu açken tok yatan olmazdı.
Mahallenin abileri mahallenin kızlarını koruyup kollardı,yan gözle bakmazdı.
İnternet falan yoktu.Erkekler kahvede,kadınlar kapı önlerinde sohbet ederdi.Genç kızlarla delikanlılar çeşme başında kaçamak buluşurdu.Kimse telefonuna kitlenip milletin karısına kızına mesaj atmazdı.
Mektup vardı.Aylarca yolu gözlenen postacılar en baba adamlardı.
Eskiden hatır gönül bilmek vardı.Kimse kimseye yamuk yapamazdı.
Ataya saygı vardı.Ailenin büyüğünün sözünden çıkılmazdı.

Devamını Oku
Can Çalışkan

Hani Eylüldür ya,
Ben en çok bu mevsim şiir dökerim sayfalara...

Devamını Oku
Can Çalışkan

Öze değil yüze dokunandan incindi gönül...

Devamını Oku
Can Çalışkan

Tepemde güneş, kuşlar cıvıldıyor.
Havalar gitgide ısınıyor.
Şehire usul usul bahar doluyor.
Tehlikeli mevsimdeyiz ve adın aklıma daha çok düşüyor.
“Yine gelse tereddüt etmez affederim” diyor yüreğim.
Acilen soğuk iklimlere göçmeliyim.

Devamını Oku
Can Çalışkan

Kadın ne zaman ki hayatındaki erkeğe ADAM’lık yapmaktan yorulur,
O zaman gider.

Devamını Oku
Can Çalışkan

Sevgi;her koşulda yaka cebinde sığınılabilecek bir boşluk bulundurmaktır .

Sonrası mı...?
Gelsin şımarmak .

Devamını Oku