Kalender erkeksin, insanlığa dert.
Nankör, edep bilmez, namert!
Resulün bile diyorken emanet.
Namus diyorsun, namus dövülür mü?
Gir çık boy göster eşe dosta.
Sorma!Sen nasılsın, o nasıl.
Bir közde dönüp yanıyorum.
Bundan daha kötüsü, o asıl.
Gördükçe kahrolup, kanıyorum...
Bir elim ateş, bir elim buz.
Sensizliğin ateşinde ben yanarım,
Denizde bir balık ne bilsin.
Gülüşlerinde kurudu dalım, budağım.
Gölgemde yeşeren ot ne bilsin!
Adı kıskanılır, paylaşılmaz bu sevda!
Şeytanı cenneten kovduran kibriydi.
İnsanı cennetten kovduran ise nefsi.
Beni gözlerinden kovduran neydi?
Yarım kalacak bir rüyaydı belki!
Bana reva gördüklerinin, en acısı ilki.
Sen bu gönüle işlenmiş en büyük acısın!
Kim bilir?Belki izleri ruhuma sinmiş sancısın.
Sen, kötülükleri yolundan çeviren bir hancısın.
O hikaye yarım kalmadı, o hikaye o kadardı...
Şüpheleri, defterlerinden artık silebilirsin.
Göz mesut, ruh memnun...
Herkes hakkına dünden razı.
Bir vaazı var sessiz ruhunun.
En büyük fırsat, ömrün en azı.
Ölümlü bir bedende gönüllerimiz.
Hangimiz sağ ki, hangimiz yaşıyor?
Tutuklu bir sınavda, esiriz hepimiz.
Ölüm de mi ayrılıktan sayılıyor?
Bilinmez, yüzün nasip olur mu tekrar!
Düşündükçe efkâr gelir, gam gelir.
Her an söylesem de unutulur mu ikrar?
Senle yaz da özlenir, güz de özlenir...
Umudu sen topladın, dalların en yeşilinden
Kırgınlık bana kaldı, yaprağın solmuşu
Sevinci sen büyüttün, gülüşlerin içinden
Hüzün bana yazıldı, gözyaşının tuzu
Kırılmak doğaldır, güçlenmek gerek,
Öğrenip yürümek, bırakmak emek,
Yüzünü güneşe dön ve yan, unutmak demek...
Perdenin ardındakiler seni yaralar!
Biraz zaman demekle düşer mi yükün?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!