Burhan Sevimligil Şiirleri - Şair Burhan ...

0

TAKİPÇİ

Burhan Sevimligil

Rüyaydın; gecenin en ince yerinden sızan,
Uykusuz bir şehrin ilk ışığı gibi içime uzanan,
Adınla çoğalan, adınla eksilen her an,
Zaman bile diz çökerdi o kırılgan mucizeye bakarken,
Çareler mi tükendi, sen mi, aşkın mı?

Devamını Oku
Burhan Sevimligil

Zengin bir sınıf, fakir bir çocuk ve okumak.
Bazen ne kadar zor şu hayatı anlamak.
Ne kadarda çok seni her tenefüs ezecek kalabalık.
Ne zormuş yırtık ayakkabılarını saklamak…Ustalık!

Ne kadarmış ki bitmesinden korktuğum kalemim.

Devamını Oku
Burhan Sevimligil


Deryalarda bir başına kalmış kayık gibiyim.
Savrulurken beklerim,dinmesini hasretinin...
Dünya sarhoş, tek kalmış ayık gibiyim!
En derinindeyim, aşk elçisi gözlerinin.

Devamını Oku
Burhan Sevimligil

Buldun mu daha iyilerini?
Küçük hesaplarla yitirdin kendini.
Aldın mı o yersiz "büyümek" dersini?
Kazandıkların kaybettiklerine değmeyecek!

İçin sıkılır gönlün bir hoş anı arar...

Devamını Oku
Burhan Sevimligil

Günlerin sayılı mı dertsiz taş?
Bihaber misin hüzünden, gamdan?
Akmaz, kokmaz gamsız baş.
Ne kadar hoş, böyle yanmaktan...

Bir geç kalış, yahut erken geliş...

Devamını Oku
Burhan Sevimligil

Fısıldar ismini bir rüya mühürdür.
Sensiz geçmeyen zaman da ömürdür!
Tutmazsan ellerinden sanma bu ruh hürdür...
Devlerin aşkı büyük olur!

İçimde yangın var, sen geçerken.

Devamını Oku
Burhan Sevimligil

Senli düşlerin düşeli peşine,
Ayrılmışız, farkında değilim!
Gül, papatya dereli eşine;
Kırılmışsız, farkında değilim!

Aklandı zihinler, yundu yıkandı.

Devamını Oku
Burhan Sevimligil

Öyle manalı bakma fotoğraflara.
Belki nasip olur, belki olmaz görmek.
Anılar çoğaldıkça doluyor raflara.
Çıkılmaz sokakları, marifet değil örmek...

Saçma tebessümünü, lutfedişlerini.

Devamını Oku
Burhan Sevimligil

Gittin, kalbimde suskun bir kış var
Adını anınca içimde rüzgâr
Bir yemin kırıldı, bir ömür kadar
Sessizce dağılan düşler gibisin!

Gözlerin değince geceye bir an

Devamını Oku
Burhan Sevimligil

Gel yeter! İster sonum ol ister ecelim.
Gel yeter, bir taş olurum basıp geçtiğin.
Gel yeter, içimi ısıtmaya yeter gül tenin.
Bir kuru zindandan seyretmeye razıyım, gel...

Gel! Papatyalar, güller soldu gamdan.

Devamını Oku