Bir derin soluğun tam içindesin.
Gün doğumunda serçe seni fısıldar.
Sen bu hayatın tam temelindesin!
Gidersen, yıkılır doğmamış sabahlar...
İşte gidiyorum gece gözlüm,Allahasmarladık.
Biliyorum, bir vedaya bile hak kazanamadık.
Sadece sevdim oysa, biz düşman olamazdık.
Belki hatayı adam gibi sevmekte,başta yaptık.
Umutları yarına gömdüm, sensizlik cebimde.
Git,güneşin sana da doğup battığını bilsem yeter.
Aya bakar gideririm hasretimi,olsa da bin beter.
Gözlerinde cenneti gördüm,bana bu da yeter.
Gözlerinde ölmeye razıyım; ama Allah aşkına git.
Alıp başımı dağlara,yollara bile düşsemde.
Feryadına, merhemi nerede ararsın gönül.
Gül diye sardığın dikenler, fayda vermez!
Sapladiğın kirpikler teninde, burnunda gül;
Parça parça olmuş, gözüne görünmez!
Gözlerin en dokunaklı şiirlerin ertesi.
Bir mısra biter sende, bir ömür başlar.
Sana sarılmak huzur, sessizliğin sesi,
Bakışın, içime usulca doğan bahar!
Adını anmadan konuşur bütün rüzgârlar,
Kanından gayrı kardaşın yok.
Her düzlük, bir yokuş değil.
İyi günde arkadaş, dost çok.
Dar günün, her gününle bir değil...
Baharın adını gizleyecekti hani çiçekler.
En derin duyguların adı, sade aşk kalacaktı.
Rüyanda hissettikleri ve boş gerçekler.
Rüzgar gülünde sade bir yel olacaktı,
İçinde yaşanacaktı hani tüm hisler.
Ne kadar yaksa da bir şey sızmayacaktı.
Gel kandırmayalım birbirimizi.
Ben, senin hayalin olamam!
Bir olamadı belki hiç bu dizi.
Yüreğine eğreti kalır, dolamam.
Bir kıvılcımdır, söner yel vurunca!
Uykusuz bir gece, güneş doğarken...
Anılar, nefesini boğazında düğümlerken.
Huzurun ansızın çekip giderken...
Sende kurduğun hayallerin enkazında kalacaksın!
Ektiğin kibir biçtiğin dert oldu,
Yokluğunda demlenmiş sevdan, bir sır!
Ellerim kurumuş, çatlamış; yüreğim nasır...
Böylesi bir yalnızlığa gebeymiş bu asır.
Bir ben bilirim, bir gece, bir yaradan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!