Ne ben Yusuf' um ne de aşkın Züleyha.
Dönmedi sevdanın çarkı, söz neylesin!
Dilim varmıyor bir çift siteme, aha...
Sana susuzlukta güzel ama reva mı?
Çürümüş yürekler, taze bedenler.
Eli görür, ele savurur.
Süslenir, boyanır, kuşanır ipekler.
Estikçe yel, kosusu vurur.
Aç ruhlar, gönüllerde mutlu yarın.
Gel, git rüyalarıma yorulmadın.
Gel desem, bin sebep sayarsın oysa!
Ey uykuları bana cennet kılan kadın!
Gel, sen sabret cehenneme kolaysa!
Sıkılmadın yamalı gülüşlerden.
Yeni bir koşunun başlangıcında,
İlk burada, ben sana vurgunum.
Elini ilk tutuşum, ilk şarkında.
İlk konuşmanda burada vuruldum...
Goncanda bir nefes tüttü.
Koklamaya niyet beni yürüttü.
Bir sarı çiçek, baharda üşüttü.
Gitmeler sende sakız oldu...
Çok mu önemsiyoruz hayatı?
Korkuya teslim olmuş duvarlar.
Yığınla insan ne eşitir ne duyarlar.
Kafayı kaldırmaz yolculuğa uyarlar!
Sana yalnızlığı mı anlatayım?
Bir gurbet düşün, gözlerinden uzakta!
Kapanmaz açtığı yaralar çocuklarda.
Adalet pis ağızlarda, en yalaklarda.
Hiç meşru yol yok, doğduğu topraklarda,
Yaşamak için...Kaçar babalar refah için...
Saatler sana sen var!
Günlerden, aylardan da sen.
Kendimden sıkılıp kaçtığım yar.
Közüm sensin, alevim sen.
Yıllarımı soldurup yeşertsem.
Bu soğuk rüzgarın sen ki nefesisin.
Dünyaya üflenmiş cennet sesisin...
Bırak şu dünyalık inadı, nazı.
Yaşamak eyleminin son tesellisisin.
Ufuklardan doğan, giden kadın.
Acabaları gömdük, belkileri de yanına.
Lakinleri takip etti, gitmek istedi ama.
Ben seni koydum ömrün yarınlarına!
Sen benimsin, ben seninim!
Kusur bulamadık ne isme ne cisme.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!