Sorma!Sen nasılsın, o nasıl.
Bir közde dönüp yanıyorum.
Bundan daha kötüsü, o asıl.
Gördükçe kahrolup, kanıyorum...
Bir elim ateş, bir elim buz.
Tuttukça, yüreğime bağlıyorum.
Mümkün olmuyor gece, gündüz,
Unutamayıp bir elden kanıyorum.
Beklemek nedir sen bilir misin?
Mehtapta, gözlerini arıyorum.
Görmek istesem de en derindesin.
Bulmak için, tanyerini ağartıyorum!
Bir soğuk gece, etraf is, duman...
Kömür kokusunda yine hatırlıyorum.
Ellerinde, buz gibi zaman.
Yüreğini dün gibi hatırlıyorum.
Nazın, sözün, serçe gibi kaçışlarını...
Düşünmeden uyutmuyor.
Usanmadın, bırakmadın mı bu huylarını.
Herşeyde ama hiçbir şeye benzemiyor...
Her yolculuk bir ayrılık.
Sensiz bir tuhaf, doluyorum!
Bir hüzün...Bulanıyor ortalık.
Şehri sanki ben uğurluyorum...
Düşünemedim sözlerinin mahremini.
Sana kötülük yakıştıramıyorum!
Senden uzaklık mahzenini.
Ördün ama, sensiz yaşaymıyorum!
Çözmedin, bağlandığın düğümlerini.
Efkarlar eklenmiş, dağıtamıyorum!
Karşıma almış fotoğrafını, resimlerini;
Gözlerinde yalnızlığı büyütüyorum...
Bırak taş yüreğinde, pamuğum ayağını!
Özleme yatırdım,hasrete boğuyorum.
Sızınla kuruttum o güzel saçlarını.
İnce bir meltemde öyle yaşıyorum...
Kayıt Tarihi : 26.03.2018 16:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!