Dün gece aklıma düştün yine,
Seni bulmak için gezdim bin hane.
Her bir kapıda sordum adını,
Bir umut aradım yolda, divane.
Yollar uzun, geceler karanlık,
Sonradan bilinen kıymetin,
Telafisi olmaz,
Ne bir özür yeter,
Ne bir adım sarar yarayı.
Giden gider,
Olmasın ayrılıklar,
Geç gelsin ölüm,
Çocuklar büyüsün,
Ağlamasın çocuklar.
Parklar çocuklarla dolsun,
Gelip görecekmiş,
vakti olunca…
Arayıp sormaz ama,
mezarım başında
iki damla yaşla
temize çekecekmiş vicdanını.
sevgiye geç kaldık,
ziyan ettik, harap ettik;
el sevindi,
biz kendi gönlümüzü viran ettik.
olur dedik,
Sevmek için geç kaldık,
Kaybetmek için daha çok erken.
Bir yol var önümüzde, sessiz ve uzak,
Bir adım atmaya korkar ellerim titrek ve ürkek.
Gözlerimizde yorgun bir sonbahar,
Gel dedi, icabet ettik, buyur dedi hüzüne,
Mutluluk tek tük idi, gam desen düzine.
Bir yudum nefes bile, çileyle yoğrulmuştu,
Kavuşmak düşte kaldı, hasret kaldım yüzüne.
Bir gülüşe kandık da, onbin ah ile yandık,
Geldi geçti yıllar, bir rüya gibi
Ne bahar eski bahar, ne yazlar deli.
Bir zaman genç idik, düşlerdi belli.
Şimdi ne gönlüm var, ne de dermanım.
Gölge gibi düştü her hatıramız.
Gelecektin…
Takvimler inandı, ben inandım.
Kapının sesi ezberimde kaldı,
gidişin yokluğa yakışmadı.
Gelecektin…
Sanmayın sözünüz dağa taşıyor,
Sarayda saltanat size yarıyor,
Fakirle dertleşmek bize düşüyor,
Milleti görmeyen kördür efendi!
Yalanla boyanmış her bir vaadiniz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!