Zâyî oldu günlerim eyvâh,
Firkat ile dertteyim, bî-pâh.
Nicedir sevdâya dûçârım,
Umut yok, dermansız ıztırâbım.
Felek vurdu kalbime bin yara,
Unutmadın sen onu, biliyorum,
gözlerinde saklı her anı, görüyorum.
Her gülüşte gizli o eski bakış,
her sözde onun yankısı, bir nakış.
Gözlerin dalarken uzaklara derin,
Yollar ıssız, gökler kara,
Hüznün batsın şafaklara.
Bir yıldız sönerken bile,
Hatırla adımı, unutma, emi.
Gözlerin dolarsa ansızın,
Üslubu bozuk düzenin,
Kelimeleri eğri büğrü dökülür.
Adaleti terazisiz,
Güç kimdeyse ona bükülür.
Yıldızlar akar göklerde,
Ay döner usulca,
Bir sevda kaldı içimde,
Özlem vurur sol yanıma.
Yar yollarında soldu bahar,
Bir kazma, bir kürek, üstüne toprak,
Sorulur usulen, “nasıl bilirdiniz?”
Küskünler, dargınlar, hep bir ağızdan,
Nezaket icabı, “iyi bilirdik.”
Usul erkan bilmez cahil çağından,
Edep kalkmış, haya gitmiş dağından.
Söz yalanla yoğrulmuş, dil yağından,
Doğru ağlar, hak ağlar, kul ağlar.
Helal unutulmuş, haram süs olmuş,
Yandı kalbim, bir mum gibi,
sessiz, usulca eridi içimde sevda.
Uykusuzluğum sardı geceyi,
bir insan, yalnızlığın rengine boyandı.
Dertli bir şarkı gibiyim şimdi,
Eğer bir gün düşersen,
Yolun kenarında bir taş gibi,
Eğilir, ellerimle kaldırırım seni,
Dizlerimde dinlenir yorgunluğun,
Bir nefes alırız birlikte,
Hayata yeniden başlar gibi.
Üzmüşler seni çocuk,
En masum zamanlarında almışlar seni,
Düşlerinde saklarken umutlarını,
Çalmışlar gülüşlerini birer birer.
Çiçekler tomurcuk açsa ne fark eder,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!